Üstadın Elhamra’daki ikinci konserine şimdi sadece ruhu yaşayan ebedilerden Hammamizade İsmail Dede ile başlandı.
“Ey çeşm-i ahu hicrinle tenhalara saldın beni”
Güfte ve bestenin kültürünü yıllarca önce yapmış olan san’atkâr kendinden emin bir tonla giriştiği tegannide, bilhassa “tenhalere”, “sahralere” kelimelerinde arkaik bir hava yaratmak, tarihi bütün lezzetiyle ve çeşnisiyle tattırmak için tenhalara ve sahralara dedi. Dün gece “sahra”deki kıvrak yükseliş ve döne döne uzaklaşıştan sonra “lere”deki derin ve ani iniş salonu daha ilk anda heyecana sevketmişti.
Bu eseri müteakip Bimen Şen‘in, “Yıllar ne çabuk geçti o günler arasından” Hicaz şarkısını okundu. Müteveffa bestekârın hafif dozdaki bu lâtif eserinin, “Bir tel saç onun kaldı bütün hatırasından” nakaratında salondaki gönüller: “İşte Bimen‘den de kalan hatıra” diye vefalı bir tahassür ânı yaşadılar. Emin, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin başkanı olan bu kıymetli muallim temiz yayı ile bize taksimini dinlettikten sonra, korodan şarkı vadisinin banisi büyük Türk bestecesi Hacı Arif Bey’in üstad Münir Nureddin tarafından unutulmaktan kurtarılmış olan, “Kamer çehre”si bu nefis Hicaz eserini, Dede‘nin, “Ey büt-i nev eda” adlı şuh valsini dinledik. Bu valste klâsik müziğimizin bu üç şakirdi cidden güzel bir imtihan verdiler. Diyebilirim ki dün geceyi fetheden eserlerden biri bu oldu.
Birinci kısmın sonunda Yahya Kemal Beyatlı‘nın Münir tarafından bestelenmiş, sözlerin ruhuna hakim harika melodisini dinledik. Bu ne söz ve nağme imtizacı idi; “Eslâf” derken dikkat ettim, Düyek aranağmenin son “tek”inin yarısına “es” girmiş. Bu “tek”in diğer yarısıyla düm ve sonrasını lâf doldurarak güftenin haşmeti iyice belirtilmişti. Münir‘in son besteleri ısrarla ve muvaffakiyetle Yahya Kemal‘in güfteleri üzerinde duruyor. Şiir ve müzik el ele, yeni bir neoklasizm yaratacaklar, buna iman ediyorum.
Gecenin ikinci şaheseri Dede‘nin meşhur Rast Kâr-ı Nev’i idi. Perihan Altındağ‘ın geçen yıl aynı sinemada büyük soluk, musiki hacmi, ses ekonomisi ve umumi kültür isteyen bu besteyi okurken “Kâr nevi” diye adını dahi yanlış telâffuz ettiği bu eser asıl sahibinin hançeresinde bütün kemaline ulaştı.
Münir‘in her iki konserinde umumi arzu üzerine okuduğu, “Aheste çek kürekleri” adlı modern gazel çeşnili eser bütün dinleyenleri şaşırttı. Çünkü makam bilindiği gibi Uşşak değil, Nihavend girişli Mahur’du. Galiba mukallitlerinden usanan bu yaratıcı san’atkâr, “Buyurun şimdi bir yol da bu tarzı takip edin” der gibi idi.
Şardağ, R. (1952, Kasım 19). Münir Nureddin’in ikinci konseri. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

