Şiirimizde acıklılık ve büyük ıstırap

Bu büyük ıstırab, kötürüm bırakan ve ellerimizi kollarımızı bağlıyan gündelik sızıltı edebiyatı değil, kendi geleceğimizi bize göstermeğe çalışan kendi hakikatlerimizle bizi sık sık başbaşa bırakan bir edebiyattır. rüştü şardağ Bir taşra gazetesinde genç bir arkadaş geçenlerde şiirimizden şikâyet ederken diyordu ki: “Nedir bu iniltiler, nedir bu ıstırab, şiirimizin yüzü ne zaman gülecek?” Eğer bu arkadaşın [...]

Kader, Hikmet Edebiyatı ve Ziya Paşa

Ziya Paşa (1829-1880) Sonsuzluğa mısra mısra hikmetler bırakmak faslını kapayan odur. Mısra mısra hikmetleriyle sonsuz olan da gene odur.Rüştü şardağ Alın yazılarımızın en eski san’atçılarını hatırlıyoruz: Onların, bir büyük ruh saltanatına dayanan varlıklarında duydukları tek rahatsızlık ve ağrı noktası, günlerin pertavsızına ve zamanın akışına sığmayan talihimiz değil mi? İnsan oğlunun kaderi!.. Bu ne avuca sığmaz, [...]

Dostluklar, takrizler ve sonsuz “aferin”ler

Halbuki dün, bugün için bir ibret aynası olmalıydı...rüştü şardağ Edebî hayatımızın tenkid alanına eğilenler, bir mübalâğalı hüküm verme hastalığına şahid oldukları gibi, bu hükümlerin, ya bir hıncın gıcırdayan dişleri arasından çıktığını veya bir dostluğun, bir yaranma, bir gönül yapma arzusunun teşvikinden doğduğunu görmededirler. Koruma ve yol gösterme her devir için faydalı gelecekler adıyan tılsımlı bir [...]

Edebiyatımızda çocuk

Evlerimizin bu en küçük, fakat meselelerimizin bu en büyük olanını, edebiyatımızın daha büyük bir kuvvetle işlemesini görmek isteriz.rüştü şardağ O, bir memleket davası olduğu kadar yüzünü insana döndürmüş olan san’atın ve edebiyatın da özlü bir tarafı, içimize sevginin şiirini döken bir kaynağıdır. Küçük gravürlere, hattâ kartpostallara kadar sızmış şu ana ve evlâd bağlanışını gösteren sayısız [...]

Mahalli Edebiyatımız I/Nesirler

Mahalli eserler, getirdikleri bin bir koku ve ışıkla yurt bahçelerinden gönüllerimize açılmış pencerelerdir. Rüştü şardağ İş bölümü, edebiyat tarlasına da çeşitli tohumlarını saçtıktan sonra, sanat eserlerinin cins cins filiz verdiklerini gördük. Mahalli edebiyat, (Litterature regional) bu tarlanın en cana yakın bir bitkisidir. Yıllardan beri şu "bizim edebiyatımız", "milli edebiyat", "yerli edebiyat" patırtıları arasında gürültüye giden bu [...]

Halk şiirinde aşk

Aşk, halk edebiyatında dar bir alanda sıkışmış değildir. Şairi onu, her an renk renk çiçekler açan, insan ruhuna uygun bir zenginlik içinde işler durur. Rüştü şardağ Nice yüzyıllardanberi, Anadolu, sağır kulaklar ve görmez gözler için karanlık bir ülke sanılırken toprak, çiçek, ağaç, kuş, bulut, dağ, gönül ve her türlü güzellik uğrunda söylenmiş sayısız türküler orada yaşayanları [...]

Bir yüksük dolusu: Küçük noktalamalar

Şu küçücük noktalama işaretleri, birbiri peşi sıra nice boylarından büyük potlar kırar, nice kıvrak ve gizli duyguların okuyucular tarafından tadılmasına, söz toplulukları kadar yardım eder. Birbirleriyle bir türlü bağdaşmıyan insan oğullarının, yanlış anlaşılmamaları için baş vurdukları sayısız çarelerin en küçüğü ve en değersizi kim bilir, belki de bu işaretçikler olacak. Ama bir sanatçı elinde, onlara, [...]

Tenkitsiz san’at mi?

12/2/941 tarihli Ulus, "Sözden söze" sütununda Nurullah Ataç'ın bir fikrini yaymaktadır. Bu değerli kalem, "Sanat eserlerinin değerini, güzelliğini tahlil yolu ile anlatmaya kalkanlara şaşıyorum. Kendilerini sanatkardan daha beliğ mi sanıyorlar?" Diye başlıyan yazısında münekkidin, nihayet, bahsettiği eserden ziyade, bahsediş tarzı ve bunun için ileri sürüdüğü fikirlerle alaka toplıyan bir kimse olduğunu anlatıyor. Ve madam Rachild'in [...]

Mahmut Ekrem Recaizade

Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914) Maarif Vekâleti, Recaizade Mahmut Ekrem’in ölümünün 25 inci yıl dönümü dolayısiyle,   anılmasını mekteplere tamim etmekle yerinde bir kadirşinaslık göstermiştir. Şu anda, onu tarihin karanlıkları içerisinde, elinde gümüş saplı bir baston, ince ve süzgün  boyu ile “yakacık”ta veya topraklara gömdüğü sayısız evlâtlarının mezarları önünde görüyor gibiyim. Iztırap çekmekte belki çok haklı [...]

Edebî darlık

Rüştü Şardağ Bu başlık, ilk anda, insana eserlerin azlığı ve münteşir edebi nazım ve nesir örneklerinin kifayetsizliğini düşündürecek. Fakat bahis mevzuu edeceğim şey, bu örneklere rağmen, edebi eserlerinize rağmen darlıktır. Edebiyatımızdaki darlık, bugünün, en büyük münevverler ve sanatkârlar meselesi olmak gerekir zannediyorum. Bütün bir klâsik divan edebiyatının -birkaç ismin, birkaç şiiri müstesna- mevzuumuza hak verdirecek [...]