
Bizde kitap çıkarmak gibi, çıkan kitaplardan okuyucuları haberdar etmek te bir hayli mesele oluyor. Hele ilmî ve ciddî neşriyatta bu güçlük yine iki cepheden daha fazla çoğalmaktadır.
Değerli pedagoji muallimi ve terbiyecimiz Tokat mebusu Hasip Ahmet de bu bakımdan ayni akıbetle karşılaşmıştır, diyebiliriz. Önceleri neşrettiği terbiyeye dair eserlerinden sonra, pedagojide başlı başına birer problem teşkil eden bahisleri ihtiva etmek üzere muayyen zamanlarda küçük kitapçıklar neşredeceğini senelerce evvel kendisinden duymuştum. Fakat esefle kaydediyorum: Geçen üç sene zarfında bu kitaplar basılmış ve ben görmemişim. Hasip Ahmet‘in elime geçen bu altı adet eseri karşısında derhal: “Reklamsız, propagandasız bizde ilim eserleri ne zaman etrafa kudretli otoritesini duyuracak?” diye acı acı düşündüm.
Şimdi, okurken tatlı ve açık ifadesinden de kıymetli bir Türkçe sentaksına ve edebiyata vukufu olduğunu anladığım kıymetli müellifin bu neşriyat serisi: “Tedris yenilikleri”, “Kompleks sistem” “Proje usulü ve platon plân” “Dalton plânı” “Winnetka sistemi” ve “Dekroli usulü”nden ibarettir.
“Hasip Ahmet bu eserleri niçin kitap halinde neşir hayatına çıkarmak lüzumunu duymuştur? İşte yeni pedagojinin muhtelif meseleleri ki bunların hepsini bir kitapta toplayabilir, ihtisar (yaymak) edebilirdi” diyenler bulunabilir.
Kendisi bu serinin birinci formasındaki önsözde hedeflerini ne açık ve vazıh olarak çizmiştir. “Hedefin, mektebi ve tedris faaliyetlerini yenileştirmek için yabancı memleketlerde yapılan işleri, didaktik ilmin yeni ve gönül alıcı pratik safhalarını mektepçiliğimize toplu bir surette tanıtmak”.
Bu işin faidesini de yine kendinden dinleyebiliriz:
“Bütün tedris faaliyetini çocuğa yükleten ve her şeyin çocuğa bağlanmasını isteyen bu yenilik temayülü, ‘Yeni mektep’ fikri ve pratiğin akıcı gelişi ve sokuluşu, yakın zamanda bizim ananevî mektep ve tedris sistemimizi sarsacaktır. O günlere şimdiden ve cesaretle hazırlanmak, bir gün zaruret haline gelecek olan tedris yeniliklerini kolayca başarmak için şimdiden tanımak ve kavramak lâzımdır.”
İlk küçük kitap “tedris yenilikleri”ne ayrılmıştır. Muharrir, “Yaşadığımız zamana tahlilî bir bakış” başlığı altında hakikaten asrımızdaki büyük fiyevrinin (ateşin) sebebini izaha çalışmış, iktisadî, içtimaî bütün müesseselerin ve hepsinden mühim olarak “insan”ın büyük müvazenesizlikler içinde yüzdüğü, hak yerine kuvvet, tekâmül yerine irticaın ve birleşme yerine de dağılışın hâkim olmak üzere bulunduğu bir çağın psikolojisini anlatmıştır. Nihayet zaif milletlerin acı kaderine yanıp uçuruma yuvarlanma ihtimallerine karşı kuvvetlenmek medeniyet yolunda her bakımdan süratle ilerlemek lüzumunu ihtar eden muharrir, bir cemiyetin esas bünyesini teşkil eden terbiyede mevcut yenilikleri bizim de gözden uzak tutmamamız lâzım geldiğini söylüyor.
Tedriste, tamlık, bütünlük, hatta toptan tedris diyebileceğimiz tarzın “Proje usulü ve platon plân”da takip etmiş olduğu seyri açık bir ifade içerisinde okuyabilirsiniz.
“Dalton plân”la “Winnetka sistemi” de hemen birbirini tamamlayan ve yirminci asrın tekâsüf (yoğunluk) edip gittikçe mahşerimsi bir manzara arzeden insanlığı içerisinde, cemiyet içinde şahsiyetsiz, rolsüz, haysiyetsiz boğulmak ve bir makine gibi işletilmek derecesine düşen “ferdiyet”i kurtarmak gayesile teşekkül etmiş iki usuldür ki değerli terbiyecimiz bu meselelerden de bizleri tahlili görüş ve bilgisiyle haberdar etmektedir.
Bütün eserlerden bahsetmek, yazarın üslûbundaki açıklığı ve sühuleti isbata çalışmak için hiç zahmete girmeğe lüzum yok. Bu kitaplardan bir tanesi bu hususta daha ilk satırlarda insanı ikna edici birer şahit mesabesindedir. Mecmuamızın sayfalarında Hasip Ahmet‘in yazılarını okuyan talililer için şüphesiz bu tavsiyeye bile lüzum yoktur.
Üç sene içinde altı eser neşrederek pedagoji dünyasından bize renk renk ışıklar getiren müellifi tebrik etmek ve ciddi eserlere karşı bir ölüm sükûnuna bürünmüş bulunan neşir hayatımızda da bu değerli kitapların tezelden okunmasını tavsiye etmek istiyorum.
Şardağ. R. (1 Birinciteşrin 1939). Hasip Ahmet Aytuna’nın Pedagoji Eserleri. Varlık, 148: 119-120.

