“Tercüme edildiği zaman
RÜŞTÜ ŞARDAĞ
Patagonyalıya da tesir edemeyen şey şiir değildir.”

Dergimize gönderilen şiirlere (!), sağda solda yayınlanan manzumelere bakıp da hayıflanmamak, yazıklanmamak mümkün değil. Bu arada Salihli’den bir okuyucumuz soruyor: (Şiir ne demektir?) diye. İşte bir bu eksikti. Şiiri bu güne kadar tarif edenler, her tarifte olduğu gibi hata etmişler, komik vaziyetlere düşmüşlerdir. Muallim Naci (Muallim) eserinde topladığı yazılarından birinde şiirin vezinli kafiyeli söz olmadığını söyleyerek eskileri geride bırakmış, fakat kendi de şiiri veciz söz söylemek manasında anlamıştır. Ahmet Haşim onu sislere, bulutlara boğmuş, güzel şiir yazmışsa da kötü tarif yapmıştır.
Bugün; gerçi düne nispetle çok ilerideyiz. Bir defa şu o kafiyeli laf etmenin şiir demek olmadığını hep anladık. Meselâ bundan 55 sene önce yazılan “Fenn-i Tabâhat” adlı bir mutfak ve yemek kitabının başında şöyle bir beyit düzülmüştü:
“Alemde nasıl haneye lâzım ise hanım, her hânıma işbu kitap öyle lâzım” çok şükür bugün bu maskaralıklar yapılmıyor. Fakat şiirin ne olduğunu yine anlatabilmiş değiliz. Zora gelince Ali Canip Bey, anketçiye: “Şiir kalbe dokunan şeydir” demiş. Haklı olarak insanın “Üstat, senin dediğin aspirin bayer olacak” diyesi geliyor.
“Ya nedir?” Öyle mi? Hiç de gülünç olmaya niyetim yok ama Salihlili okuyucumu başka cihetten cevaplayacağım. Şiir ne değildir? Buna işaret edeceğim: Şiir vezinli, kafiyeli lâf etmek değildir. Şiir bendenizinkiler de dahil, şarkı güftelerinin hemen hiç biri değildir. Şiir kendi hislerimizi, ferdi ve hodbin duygularımızı beşerileştirmeden elaleme duyurmak, adeta mahrem olduklarımızın yanında iç pantolonunuzu değiştirmek değildir. Şiir, bir mısra, bir espri uğruna bir sürü mümtaz olmayan sözü keçiboynuzu yutturur gibi yutturmaya kalkmak demek değildir. Tercüme edildiği zaman Patagonyalıya da tesir edemeyen şey şiir değildir.
Bildiğim bir şey daha var: Ötede beride neşredilen kepazeliklerin çoğu, adı şaire çıkmışlara ait zırvaların bir haylisi şiir değildir; hem vallahi de değildir, billahi de!
Şardağ, R. (1 Kasım 1952). Şiir ne değildir. Ses, 4: 3.
“Ses” dergilerine ulaşmamızı sağlayan, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu sanatçısı Sayın Ümit Yazıcı‘ya sonsuz teşekkürler.

