Cazbanttan Müziğe Doğru

Aşısı Amerikan zencilerinden alınan cazbantın şu beş altı yıla gelene kadar geçirdiği bütün tahavvüllere (değişim) rağmen karakteri değişmemiştir: İnsanları yaş ve seviyelerine göre zıplatmak. 

Gerçi hafif bir hüzün, uzak diyarlara karşı duyulan hasret gibi hisleri terennüm eden nağmeleri dillendirmesini bilmiştir. Fakat herşeye rağmen cazbandı, dans etmeden, sadece dinlemekle iktifa edenler, bu işten dişsiz bir insanın, yediği yemekten alabildiği cüzi lezzet derecesinde tat alabilmişlerdir. 

Öte yandan tenevvü imkânları ve çok sesliliğiyle bizim musikiden ayrılan ve bu hususta bizimkinin ulaşmadığı imkânları zorlayan Avrupa musikisinin, cazbantta bulunup kendisininkilere yaklaşan sesleri teknik bir musikiye raptetmek gayretleri de araya girince caz nağmelerinin zengin bir polifoniye (çok seslilik) ulaşması için ilk adımlar atılmış, enstrüman sayıları zamanla çoğalmış, hususiyle Amerikan film alimlerinin, günün yorucu dakikaları arasından çaldıkları kısa bir zamanı hoşça geçirmek isteyen insanlara hem hareket, hem de musiki dinletmek gayretleri cazbandı tam bir müzik karakterine kavuşturmuştur. Bugün elli ile yüz arasındaki enstrümanlarla zengin ve çok sesli caz müziği nağmeleri hemen pek çok yeni dünya filmlerinin ayrılmaz bir unsuru olmuştur. Asırlarca süren kendisine has nağmelerden biraz da bıkmış olan dünya, zenci aleminden gelme şimdi viyak viyak bağıran, şimdi bir köy deresinin melâline (hüzün) benzeyen, kâh uykusuz ve bedbaht geçmiş geceleri, kâh tahakkuk edememiş dilekleri ifade eden, bazan en dilsiz hicranları, bazan en asi haykırışları terennüm eden caz müziğinden, kendi bünyesine yeni bir aşı yapmıştır. Bütün dünyaya yayılan caz orkestraları, kimbilir, belki de zamanla klâsik batı müziğinin şeklî morfolojisini bile değiştirecektir; Kimbilir!


Şardağ, R. (10 Mart 1953). Cazbanttan Müziği Doğru. Ses, 10: 3.


Ses” dergilerine ulaşmamızı sağlayan, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu sanatçısı Sayın Ümit Yazıcı‘ya sonsuz teşekkürler.

Yorum bırakın