Hani bu eğlenceler onun da hoşuna gitmiyor değildi. Artık kış mış, hiç bir şeye kulak asmıyor, karanlık çöker çökmez yeniden kömür koymaya lüzum bile görmeden mangaldaki kıvılcımlı külleri eşeleyerek bir iki lokma atıştırıyor ve elindeki fenerle elektriksiz sokaklardan geçerek kendini mühendisin karısının evine dar atıyordu. Eğer kiracılarında toplanılıyorsa sakat ayağını sürüyerek nefes nefese merdivenleri çıkıyordu. [...]
Ay: Ağustos 2021
Bir Misafir
Bulgar Hikâyesi I Hareket etmiş olan gerideki takımdan Stoyan Gaşiniket, bazen şehirdeki garnizonuna, bazen köprülerin birleştiği yerdeki polis müfrezelerine bazen de gerideki Alaya şimedriferle zahire gönderen kollara yardım ederek ve mahpusların yarına katmak için baraz daha muhafız göndererek ilerleyen ordunun izlerini takip ediyordu. Şehirden şehire, kasabadan kasabaya alacalı bulacalı kaputunu örtmüş, ağır bir arkebüz [bir [...]
Ahmet Rasim
Ahmet Rasim(1864-1932) Sanki vakit vakit, düz, çakıllı, bataklık topraklar üzerinden geçerek ilerleyen bir çay gibi ve bu çayın muhtelif tabakalar üzerinde uğradığı değişmeler gibi, o da değişik duygular ve ifade güzellikleri içinde yürüyüp gitti. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Rasim'in hangi kitabını okursanız okuyun, muhakkak aynı kardeş hisleri duyacaksınız. Ben onu hiç tanımam, remini bile görmüş değilim; fakat bugün, [...]
Bir beyaz saadet
Rainer Maria Rilke(1875-1926) Sigorta memuru Thedor Fink, Riviera için Viyana'yı terketmişti. Yolculuk esnasında, rehberde tahrirat müdürünü iki saat kadar bekleyeceği Verone'e geceleyin varacağını farketti. Bu onun için fevkalâde bir şey ihdas etmiş değildi. Bir sigara tellendirdi. Sonra, onu içmeye tahammül edemeyince bir kavis çizdirerek kapı aralığından attı. Bakışları martın manasız ve soluk peyzajı içinde yanan [...]
Çayırdaki eşek
Fransız Hikâyesi Luzul'un çayırında her Allah'ın günü bir eşek görülürdü. Bu her şeyden önce hafif mırıltıları hissedilen rüzgarda yavaş yavaş sallanan bir oriflam [bayrak] gibi kulaklarını başına doğru diken ve diğer arkadaşlarına benzeyen bir eşekti. "Loue Passe" kasabasında posta müvezzii [dağıtıcısı] olan Luzul'un hemen hemen bütün serveti bu hayvandı. Zooloji eşeğin Perissodactyla [tek tırnaklı] sınıfından [...]
Canlı sinema
Yaşar Nabi Nayır(1908-1981) -İyi dost Yaşar Nabi'ye- Şehrin sessizliği kahveye de çökmüştü. Böyle her Ramazan akşamı, yatsı ezanı okunup da oruçlu insanların doldurduğu büyükçe bir alay camilere boşanmaya başlayınca -burasının havasında garip bir ölgünlük doğuverir, çalgılı gazinolar ezan bitinceye kadar saygı gösterip gürültüyü keserler, sokak içlerindeki manavlar: "Çekirgenin bu mal be kuzum!" diye taşan heyecanlarını [...]
Sanat mı modaya tabidir, moda mı sanata?
Julien Benda(1867-1956) Bir zamanlar, genç bir Estet (Esthete) bana modern müziği methediyor ve onun beşer ruhuna o kadar büyük bir kudretle hitap eden incelikleri anlatıyordu. Ben ona, garip devrimizin ihtiyaçları üzerinde, kat'iliği içinde güzel gibi görünen bazı şeyler düşünüp düşünmediklerini sordumdu. Mesela: "Gathetique"in Adagio'sunu, yahut "Sihirli Flüt"teki papazların kalbini. O bana şöyle cevap verdi: "Biz [...]
Muhacir
Sedirin yırtık muşambasına parmaklarını geçirip oynamaktan bıkmıştı. Uykusuz geçen bir gecenin göz kapaklarında meydana getirdiği şişkinliği görebilmek için aynanın karşısına geçmiş, soluk, esmer yüzündeki eski gülüşünü kaybetmiş olan, parlak elâ gözlerine şaşkın şaşkın bakıyordu. Kahvedekiler bugün onun hiç kimse ile konuşmayışına, hattâ onları etrafına toplayıp "Köroğlu"nun "Beyahu" sütununu olsun okumayışına bakarak o kadar şaşmadıkları halde, [...]
