Eski Şiirimizin Hikmeti

Bu “hikmet” sözünü, mecaz, yani asıl anlamı dışındaki edebî anlamiyle de kullanmak istedik. Gerçekten beş yüz yıldır, aydın ve orta derecede okumuş Osmanlı-Türkünün etkisel bir edebiyatı olmuş olan divan şiirinin böylesi sevilişine, bir hikmet aramak gerekir. Gerek biçim ve kalıp, gerek söz oyunculuğu bakımından bugünkü kuşaklara artık bir şey söylemese bile, neydi onun hikmeti, hatta [...]

Eski Şiirimizi Sevdirmek

Sorulabilir; buna bir gerek var mı? Bakanlık edebiyat kitaplarında divan şiiri diye bir bölüm ayırmasına, eski şiirimizi yok bilmek, akla yatkın gelmemesine rağmen böyle bir soru ileri sürüşümüz boşuna değildir. ana babalar, öğrenci velileri, bugünkü topluma ve bugünün insanına söyleyecek havası kalmamış olan Osmanlı dilinin ve bu dille düzenlenmiş metinlerin okutulmasını yadırgıyorlar. Liseyi bitiren çocuklarımız, [...]

Divan Şiirine Başka Bir Bakış

Eski şiirimiz hakkında, tıpkısına tekrar edilmiş yargıların, görüşlerin dışında ufak dokunuşlarımız olacak.  Divan şiirinin geleneksel inceleyicileri, onu, birbirlerini tekrar eden sloganlarla, sevgi veya sevgisizlik içinde nitelediler.  Gözü kör tutkunlarına göre ince, san'atlı, derin, ölmez, kibar bir edebiyattı. Cumhuriyet ihtilâli sonunda siyasî gayretkeşler eliyle, beş yüz yıllık şiirimiz, edebiyat dışı tutuldu. Rahmetli Fuat Köprülü'nün, millî edebiyatımızda [...]

Kardeşlerimin Destanı’ndan

Nedir bu rahleler yer yüzündeDers verenler insan.. Acı şey bu!Yıkan yine o değil mi TanrımBu rahleden doğmuş her duyguyu.*Öyle mi sanırız, doğar mı güneş yoksa bize?İner mi acep olgunluk denen şey elimize?Aşar mı güzel ufuklar ardından arabamızKurban mı olmadayız yoksa Tanrım vehmimize*Neden herkes bilmiyor türkü söylemeyi?Neden ülkeler var, birbirinden habersiz?Karışmak haddimiz değil ama düşün,Vatanda neden [...]

ATTİLÂ İLHAN’ın ŞİİRLERİ

Attilâ İlhan(1925-2005) Son çağ şiirinin, bizde batıdakinden daha çabuk ve daha kolay tutunmasının en büyük nedeni şu: Tartılı ve kesinlikle uyaklı olan eski şiirimizin geleneksel yapısına, ilk etken vuruşu Nazım Hikmet yapmıştı. Kendisinden sonra gelenlere, yeni için, büyük bir savaşım sorunu bırakmadı. Nazım'ın, eski dizin düzeninin çökertirken toplumun büyük tepkisiyle karşılaşmadığı bir gerçek. En koyu [...]

Şardağ’ın Hayyam Çevirisi

Sabahattin Teoman Önümde "Ömer Hayyam'ın Rubaileri" adlı bir kitapçık var. Dil üstüne boşaltılıp bir-kaç yudum su ile yutulacak ilâç tozu paketçikleri kadar ufak bir kitap. Unuttuğumuz bir temiz baskı ile, kişiye ilkin yeme isteği veren kaymak içi aklığında bir kâğıda basılmış.  Hayyam'ın, bu, yere düşüp binbir parçaya bölünmüş ayna gibi, her parçasında ayrı bir düşün, [...]

Türk Dil Kurumu Düşmanlığı

Şardağ'ın yaşamı görmeye elvermese bile, katkısız ve zengin dilimiz, gelecek kuşaklara tüm arınmışlığı ile mutluluk verecek...RÜŞTÜ ŞARDAĞ Başlangıçta değerli bilgin, rahmetli Ahmet Cevat Emre ile Kurumun Türkçe, Dilbilgisi kolunda bir süre çalışmıştım. Bugün üyeleri arasında değilim. Yaşamım boyunca, yazılı ya da sözlü olarak, "Bana şu olanağı tanıyın" diye resmi, yarı resmi ve özel kuruluşlardan dilekte [...]

Klâsik Dîvan Şiirimiz İçin Yazılanlar

Şardağ, güzellik alıp satıyor, çirkinle işi yok!Rüştü Şardağ Anatole, France, Roma yıkıntıları üzerinde, eleştirinin faydasını tartıştırdığı iki kişiden birinin arkasına gizlenerek, "Tüm eleştiriciler" der, "Tarihte hep tepetaklak gelmişlerdir. Çünkü büyük bir sanatçı olamamışlardır. Ne var ki her sabah, gözünü dünyaya açan sanatçı, kendisini çekememezlik içinde gözleyen eleştiricilerin varlığını bilir ve toparlanır. Görüyorsunuz ki onlar yine [...]

Suud Kemal Yetkin İçin…

Suud Kemal Yetkin*(1903-1980) 1936'larda, kardeşim  Yaşar Nabi ile, 1944'te de Suud Kemal'le kuruldu dostluklarımız. "Varlık"ta ve bir süre yazı işleri müdürlüğünü yaptığım Ülkü'de yazdıklarımla ilgilenmiş. Hocam Kudsi Tecer, beni onunla tanıştırdı.  Bir yaz akşamı, Rüzgârlı Sokak'taki eski Ulus'un bir odasında kendisiyle uzun uzun konuştuk. Gazetenin edebiyat sayfasında yazması, hatta gezide olduğu zamanlar, sayfayı düzenlememi benden [...]

Şiirde Üzgü

Garnier kardeşlerin, Paris'te 1971'de yayınladığı, "Zamanımızın eleştirileri" dizisi içindeki Marcel  Proust  araştırmasını okuyorum. Kitaba ön söz yazan Jacques Bersani, "Kaybolmuş ve yeniden kazanılmış Proust" başlıklı yazısında, "Proust'un" diyor, "Tüm içeriği, geçmiş zamanı bir şiir üzgüsü anlatımı içinde sunmasıdır. Romanda şiir okumaya sizi hazırlamıyor ama, bu üzgünün derin etkisinden de varlığınızı kurtaramıyorsunuz." Mercur de France'ın 1966 [...]