Cumhuriyet'e kadar gelen Türk şiirinde -ayrıcalık taşıyanlar dışta tutulursa- bir nazım, yani dizin sorunu süregelmiştir. Klâsik divan ve halk şiirimizin biri arûz, ötekisi hece olmakla birlikte ortak yanlarından biri, değişmez "Manzûmecilik"leridir. Efâil ve Tefâîl kalıplarının beş yüzyıl süren tekdüzeliği, İslâmlıktan önceki ve İslâmlığın benimsenmesinden sonraki klâsik halk şiirimizde de tıpkısına yinelendi. Çoğu 4+4+3 ve 6+5 [...]
Ay: Ocak 2022
Klâsik Dîvan Şiirimiz Üstüne
Son yayınladığımız Klâsik Divan Şiirimiz'in uyandırdığı ilgi sürüyor. Bizim görebildiğimiz kadar, dört İstanbul gazetesiyle Varlık, Türk Dili, Hisar ve Sesimiz gibi dergilerde kaleme alınan, başarımız yanında bazı eksiklerimize değinen yazılar için saygıdeğer yazarlarına sevgi ve borçluluk duygularımı sunarım. Onlara tek tek yanıtımı da vereceğim ama daha sonra; eleştiri ve değerlendirmelerin ardı gelince... Şimdilik beni bile [...]
Cahit Külebi’nin Sıkıntı ve Umut’u
Bizde halk şiiri üzerinde, Nedim'in, bazı III. Ahmet devri ozanlarının göstermelik ilgileri var. Bu, Tanzimat'ta biraz daha gelişir. Ama pek bilinçli sayılmaz. Cahit Külebi(1917-1997) Ziya Paşa'nın; horlamanın en ağırını kullanarak batırdığı halk ozanları için sonradan kaleme aldığı, "Şiir ve inşâ" yazısındaki davranışı bile, ne istediğini bütünüyle anlatamamış bir ikilik içindedir, çünkü burada da, halk şiirini, [...]
Doğuda Soylar Çorbası
Asya'dan Afrika'ya uzanan büyük doğu kesitinde, ilk dikilişindeki saflığını korumuş tek bir soy fidesine rastlayabileceğimizi düşünmek çılgınlık olur. Dünden bugüne, eski uygarlıklar ve eski milletlerin yıkılmış varlıklarını, kazılarla ortaya çıkaranlar, o renk renk eserleri bir soya bağlarken yüzde yüz tek bir millete şeref yeri ayırabilirler mi? Her utanç verici tarih yaprağında, onlar, birbirini ister istemez [...]
Ecevit: Şiirleri, Şiir Anlayışı
Bülent Ecevit(1925-2006) Paul Sartre bile dayanamaz. Rimbaud'yu işleyen betiğinde, "Şiire kıymayınız" der. Amacı, yalnızcana, şiiri toplumcu kavganın aracı yapmaya karşı çıkmak değil ki! O şiirin, kavgada, düz yazı türleri gibi güçlü bir silâh olamayacağına da inanır. Gerçek de budur. Cumhuriyetten sonra şiirini değerlendirirken sağ, sol, ya da orta yolda yöne tutmuş kişilerin, en az ortak [...]
Muhib’in Şiirleri
"...gönül hokkasına banarak, hatır için kalem kullanmadığımızı tüm dostlarımız bilir."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Dilimde tüy bitti, daha doğrusu dilimizde; sevgili eşiyle birlikte, "şiirlerini topla" diye diye. İş Bankası'nın Türk kültürünün gelişmesine katkıda bulunan uğraşları arasında, Dıranas'ı hizaya getirmek bir zafer sayılır. Muhip'le pek sıcak başlamayan tanışmamız, kısa süre sonra otuz yılı dolduran gerçek dostluğa dönüşmüştü.. Ahmet Muhip [...]
Evren Türküsü
Binbir gece masallarının çocuksu anlatımı içinde, insanoğlunun macerasını dile getiren "Evren Türküsü", zamanımızda, bir gerçek şiir aşamasıdır; görebilenler için. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Nahit Ulvi Akgün(1918-1996) Öyle konular vardır ki artık onları yeniden ele almak bir bakıma gereksizdir. Birinci dünya savaşından önceki Rus-Japon çarpışmalarında, Japonların Rusya'yı yenmeleri Gustave Le Bon'un, beyaz soyun sarı soya, her zaman üstün geleceği [...]
Doğu’da Baskı, Korku, Sindirme
Tarih ve coğrafyasal ortamlarını, önceki yazılarımızda çizdiğimiz doğunun, kişilere hazırladığı karakter ve özellikler nelerdir? Bunu belirtmeye geçmeden önce, kan, zulüm ve yalan dinlerin desteği ile beslenmiş istibdat rejimlerini izlemek gerekecek. Türkler Tarih babası Herodotes'un, "Targitaos" ve İbrani kitaplarının Tograma dediği Türklerin, Asya'nın en büyük ve ünlü milleti olduğu besbellidir. Tarihin en eski zamanlarında Ceyhun ve [...]
Tarih ve Coğrafya Teknesinde Doğu
Fransız ansiklopedilerindeki "L'Orient" ve "Levant" sözcükleri, önceleri genel olarak Asya parçasına ve onun batıya uç ermiş yönüne takılan addı. Sonradan Mısır da kıtanın içine alındı. Bu son şeridin katılması, coğrafyadan çok, tarihsel etkilerin zoruyladır. Bugün doğu deyime, artık, geçmiş yüzyıllar içinde en eski ulusların yer aldığı ülkeler dizisi düşünülüyor. Uzak, yakın ve Ortadoğu halinde, üç [...]
