Yüce Kur’an, Şeriat ve Atatürk

Yazık ki yarım yüzyıldır, gelip geçen hükümetler, bu konunun üstüne eğilmediler. Bari, bundan sonra olsun, “Gazi” adı, yeri geldikçe Allah’a bağlı, imanlı halkımızın göğsünü mabetlerimizde sevgiyle doldursun. Müslümanları özgürlüğüne, inanç hürriyetine, vatan bütünlüğüne bağımsızlığına kavuşturan o dâhinin her fânide görülebilen günahları için de Allah’tan bağışlanma istensin.

İslâm’da Hadisçiler

“Ve Kefâ billâh”

Museviler ve Hıristiyanlardan Yanıltıya Küfre Sapmış Olanlar

Şoven duygulara, ilkel hırslara, üç dini bilmez kulaktan dolma ağızlara bakmadan, üç kutsal kitabın emrine uyanlar, ne zaman selâmet yolunda birleşecekler? Ulu Tanrı bu günleri insanlığa gösterecek mi?

İslâmlık ve öteki kitaplı dinler

Dünkü yazımızda belirttiğimiz gibi, Allahımız, insanlara, dünyaya ilk kez gelirken, en gerçek ve büyük din olan İslâm diniyle geldiklerini buyurur. Buna göre de Musevilik ve Hristiyanlığın Hakk din olması, onların da Müslüman olması gerekmez mi? İşte yüce Tanrı’nın bir buyruğu: “Her ümmet diz üstü çökmüş olarak görülür. (mahşerde) Her ümmet kitabına çağırılır.” (Kur’an, Duhan Sûresi: [...]

İslâm dininde kâfir kim?

“Kitap verilenlerin yemeği size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan özgür ve namuslu kadınlar, sizden önce kitap verilenlerin hür ve namuslu kadınları zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve geleneksel harcamalarını yaptığınız takdirde size helâldir.” (Kur’ân, Maide Sûresi: Âyet 5)

Akıl ve Kur’an Âyetleri

Daha ilk yazılarımızda gözler önüne serdiğimiz İslâm uygarlıkları, temelden hep Tanrı’nın en büyük vergisi olan akla dayanır. 2310 yıl önce Aristo vardı ve aklı o da tahtına oturtmuştu. Fakat ona dinamizmini veren, uygulama alanındaki gücünü Kur’an'dan alanlar, ilk Müslümanlardı. Thomas Edison da bugünkü bilimsel uğraşılara, evrimlere, teknik ilerlemelere olanak hazırlayan ilk bulgucu, ilk büyük akıl. [...]

Kur’an ve İslâmlık akla dayanır

Hz. Muhammed’in, Kur’an'a ve akla uyan bir Hadis’i ne kadar açıktır ve aklın zaferini, dinin ve insanlığın zaferiyle bağdaştırır: “Bir insanın, insanlığı yoksa dini yoktur; aklını kullanmazsa insanlığı yoktur.” (Ûsul-i Kâfi, c: 2, s. 19)

İslâm dininde sosyal adalet âyetleri

Sosyal adaletten kaçan kâfirle eşittir. Peygamberle özel bir konuşma mı yapacaksın; yine yoksula yardım. Her şeyde, her şeyde sosyal adalet! Yalancı komünist çığırtkanından, yoksul tabakalara arkasını çevirmiş, duygusuz, sömürücü zenginden esin ve işaret beklemeye gerek yok ki!... “Ey inananlar! Peygamberle özel olarak görüşeceğiniz zaman, bu konuşmadan önce yoksullara sadaka verin. Bu, sizin daha iyi ve [...]

İslâmlıkta sosyal adalet

İslâm dininde reform gerekir diyenlere, bundan sonraki yazılarımız kanıtlayacaktır ki, reform istemek, Kur’an'ı değiştirmeye kalkmak bile  bile yapılıyorsa, küfre sapmaktır. Çünkü Tanrımızın pek çok yerde yinelediği buyruklara göre, kutsal kitabımızın hiçbir âyeti, sonsuzluğa dek değiştirilemez. Orası öyle ama zaten Kur’an’da pırıl pırıl nurlanmış olan o reformist yapıyı neden görmüyoruz? Gerçek anlamı içinde bilimsel ve aydın [...]

Sosyal adalet için Tanrı âyetleri

"Sadaka, sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz." (Kuran, Al-i İmran Sûresi: Âyet 92) “Yetimlere mallarını verin. Temiz yolu, pis bir yol ve tutumla değiştirmeyin. Çünkü bu, büyük suçtur." (Kur’an, Nisa Sûresi: Âyet 2) Bugün ahkâm-ı şahsiye hakimliği, yetimlerin ergin olmayanlarına vasilik edenlere, yoksulsalar ufak bir maaş hakkı tanır. Zenginseler ücretsiz olarak bu işi yaptırır. Medeni Kanunun [...]