İslâmlar fizik ve kimya’da da dünya öncüsü

12. İsa yılının başındayız. İslamın büyük bilginlerinden evrene ölümsüz eserini armağan eder: “El Medhalü’l-Kebîr”! Cezir ve med olaylarında ayın etkisini ortaya çıkaran bu görüşler, orta çağ Avrupasına ışık olmuştur. Çünkü, Hippalensise adlı Hristiyan bilgini, bu kitabı Latince’ye çevirmiş batı dünyasını faydalandırmıştır. Batı, orta çağda cezir ve med olaylarını da bir İslâm bilgininden öğrenmiş bulunuyor.

Mısır’da yerleşmiş Ferganalı bir Türk Müslüman olan ve Ferganî diye tanınan bilgin med zamanı, Nil sularının yüksekliğini ölçmek için uzunluk ölçüsü buldu. Ya’kûb ve İbni Hisem Basrî optik bilimindeki görüş ve buluşlarıyla Avrupalıları uzun yüzyıllar etkilemişlerdir. Özellikle, 13. yüzyılın İngiliz bilgini Roger Bacon ile Kepler’in bilgilerinin büyük bölümünü ünlü İslâm fizikçisi İbni Hayyan‘a borçlu oldukları Avrupa bilim dünyasınca kabul edilmiş bulunuyor. Müslümanların her çağda göğsünü kabartacak olan Hysem ışık konusunu, onun, yansıma ve kırılmasını, sonradan yapılacak bulgulara temel olacak bir kesinlikle işledi. Roger Bacon kitaplarında, “Bu İslâm fizikçisi olmasaydı, var olamayacak” olduğunu sık sık belirtir. Batılılar onun adını “Alhasen” diye okur ve Decartes’le bir tutarlar.

Elbirunî cisimlerin özel olarak ölçülmesi, tartılması konusunda bilimsel çalışma ve incelemeler yaptı. On altı cismin özel tartısını öyle dikkatle saptadı ki hemen hemen bugünkü bilimsel ölçülere uyar.

Ebul Feth Hazenî sıvı cisimlerin değişmesi, karışımlı cisimlerin tartılması, tartı aletleri konularında geniş bilgiler ortaya atmıştır. Haçlı savaşlarında Müslüman mekanikçileri, ağırlıkların çekilmesinde faydalanılacak metodları buluverdiler. Beni Musâ; “Risale-i Ahmed Harzemî” adlı kitabında, hidrolik konusunda geniş bilgi verir.

Batıda yeni teknolojinin doğuşu. Bunu hazırlayan da Müslümanlar.

İslam göçünün 602. yılında, Bediüzzaman Cezrî; Diyarbakır beyi Kara Aslan’ın buyruğu ile teknoloji tarihine ilk yolu açan kitabını yazmıştır.

İslâm kimyacılarının öncülerinden Cebir Bin Hayyan’a Avrupalılar, “Kimyanın babası” olarak yücelttiler ve adını Jeber’e dönüştürdüler. Kûfeli bir Şiî idi. Yine Şiî olan babasını mezhep taassubu ile asmışlardı. Geçmişteki birçok bilim kitabını, Avrupalı ve doğulular, sahibi yoksa Cabir’e bağlamışlar, böylece ilgilinin yaşayıp yaşamadığı hakkında kuşku yaratmışlardır. Ama onun, kesinlikle kendine özgü kitapları elimizde. Bunlardan öğreniyoruz ki bazı kimya incelemesine ilişkin yeni metodları, madenlerin çıkarılması, bileşik halleri, çözümleri, eritilmeleri hakkında en ileri kimya incelemesini kapsayan kitapların kesinlikle sahibidir o, sülfür ve civayla ilgili ilk araştırma ve buluşlar onundur. Madencilikte toprak altını tanıma metodunu ilk kez ortaya atan da o! Kimyasal eritim, buharlaştırma billurlaştırma, oksitleşme konularında ilk bilimsel bildirilerin sahibi yine Cabir’dir.

Müslümanlar, kâğıtçılık, boyacılık, dericilik çeliğe su verme işinde, yüzyıllarca batıya üstün bir gücün sahibi kaldılar.

Endülüslü İbni Cebir’in yazıları, saatçilikte de Müslümanların ne kadar ileri olduğunu, atıcılık, avcılıktaki öncülüklerini anlatır. Yine bu yazara göre, Kurtubalı Abbas İbni Firnas, İsa’dan sonra 9. yüzyılda mekanizması çok sanatlı bir saat icad etmiş ve ilk kez, göğe uçmak için bir de uçma tezgâhı kurmuştur. Batılıların denemelerinden 10 yüzyıl önce göğe çıkmaya bilim yoluyla olanak hazırlayanlar da Müslümandı. Bugün Avrupalıların aya çıkmasını şaşkın gözlerle seyreden ve gazetelerden izleyenler de Müslüman.. Yok, yok! Sonuncular gerçek Müslüman olabilmek için Kur’an’ı, Hz. Muhammed gibi en az, 700 yıl önceki Müslümanlar gibi anlamalıdırlar. Cehalet kokan, küflü yorumları, çirkin yorumları bırakarak; Kur’an’ın herkese açık olan âyetlerine dönerek tabii.


Şardağ, R. (1973, Ekim 08). İlim, Uygarlık ve İnsanlığın Temeli Kur’an-ı Kerim – İslâmlar fizik ve kimyada da dünya öncüsü. Yeni Asır, s. 5.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın