Museviler ve Hıristiyanlardan Yanıltıya Küfre Sapmış Olanlar

Ulu Tanrımız gözünde, Kur’anımızın buyruklarına göre Museviler de Allah tarafından sevilmişler, korunmuşlardır. Tanrımız, onlara seslenir: “Deniz yarıp sizi kurtarmıştık. Gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık. Musa’ya kırk gece vade vermiştik. Daha sonra O’nun arkasından, kendinize yazık etmiş, buzağıyı tanrı diye benimsemiştiniz. Bunun ardından şükredersiniz diye Musa’ya, doğruyu eğriden ayıran bir kitap vermiştik.” (Kur’an, Bakara Sûresi: Âyet, 50-53)

Peki, Musevîlerin, Kur’an’a göre suçu ne? Buzağıya tapmaları. Ama şimdi, hangi Musevî buzağıya tapıyor ki? Bu kadar değil Kur’an’ı inkâr, Tevrat’ın âyetlerini inkâr, İncil’i İnkâr ve bazı peygamberleri öldürmeye kalkmak. İşte Tanrı buyruğu: “Onlara yoksulluk ve düşkünlük damgası vuruldu. Allah’ın öfkesine uğradılar. Bu, Tanrı âyetlerini inkâr ettikleri ve haksız yere peygamberleri öldürdükleri içindir.” (Kur’an, Bakara Sûresi: Âyet 61)

Aynı Sûrenin 62. Âyeti sonlarında, Allah der ki: “Allah’a karşı gelmekten sakınanlardan olabilmeniz için, size verdiğimiz kitaba, kuvvetle sarılın. (Tevrat’a) onda bulunanları unutmayın.”

Bakın bazı yerlerde, biz Müslümanların kulluk görevleriyle Musevilerinki nasıl benzeşir ve yaklaşır: “İsrailoğulları’ndan (Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Anne, babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun. Namaz kılın ve zekâtı verin) diye söz almıştık.” (Kur’an, Bakara sûresi. Âyet 83)

Musevî dininden olanlar, yalnız Tevrat’a inanıyor, İncil ve Kur’an’ı yalanlıyorsa, dünyada rezil olacaklar ahirette de azap göreceklerdir. “Kitab’ın, bir bölüsüne inanıp bir bölüsünü inkâr mı ediyorsunuz? Böyle davrananın cezası, dünya hayatında rezil olmaktır. Ahirette de en şiddetli azaba uğrayacaklardır.”

Yüce Tanrı, Musevîlere ihtar eder: “Size, bir peygamber hoşlanmadığınız bir şey getirdikçe, böbürlenip, bir bölüsünü yalanlayıp peygamberlerin bazılarını öldürür müsünüz?” (Kur’an, Bakara Sûresi: Âyet 85-87) Hangi Musevîler, Kur’an’a göre küfre sapmıştır? Allah’ın indirdiği Tevrat’a inanmayan ayrıca, yalnız ona inanıp ötekilerini inkâr edenler. “Bakara Sûresi”nin çeşitli âyetleri buna işaret buyurur.

Musevilerin bir kısmı, ne yazık ki, tek bir peygamberi, Musa’yı tanırlar, ahireti, cenneti ve Allah’ı kendi tekellerine almak isterler. Akla, mantığa uymayan bu görüş, Kur’ana da uymaz: “De ki ey Muhammed (eğer ahiret Allah katında değil de yalnız size özgü ise ve eğer doğru sözlü iseniz, ölümü dileseniz) “De ki, ya Muhammed (Cebrail’e düşman olan Allah’a düşmandır) çünkü o, Kur’an’ı Allah’ın izniyle, kendinden öncekini onaylayarak yol gösterici ve inananlara müjdeci olsun diye senin kalbine indirilmiştir.” (Kur’an, Bakara Sûresi: Âyet 94-97)

Hristiyanların çoğu da pek çok Musevî gibi, Hristiyan olmayanları cennete sokmadı. Birbirlerini inkâr ederlerken, bir yandan da birleşip Muhammed’i inkâr ediyorlardı: “(Yahudi veya Hıristiyan olmayan kimse, cennete girmeyecek) dediler. Bu onların kuruntularıdır. Ey, Muhammed de ki, (doğru iseniz belge getirin.)” (Kur’an, Bakara Sûresi:. Âyet 111)

Hristiyanların sapık olanları lânetlenir: “(Allah oğul edindi) dediler. Hâşâ! Halbuki göklerde ve yerde olanlar O’na boyun eğmiştir.” (Kur’an, Bakara Sûresi: Âyet 116)

Oysaki İncil tamamen, Tevrat da bir bakıma, aslından uzaklaştırılmıştır. Yoksa bu iki kitabı doğrusundan ve dosdoğru okusalar mesele kalmayacak. “Kendilerine verdiğimiz kitab’ı gereğince okuyanlar var ya, işte Muhammed’e ancak onlar inanırlar. Onu inkâr edenlerse kaybetmiştir.”

Bizim Kanımız?

Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık… Kur’an’a göre, dünyada tek bir din vardır; O da Hakk din olan Müslümanlıktır. Müslümanlık Hz. Muhammed’le başlamaz. Tanrı âyetleriyle kanıtladık ki Hz. İbrahim de Müslümandı. Şu Halde bir noktada duralım. Bugün Muhammedî Araplar da İbrahim’e “benden” diyor, Museviler de Abraham’ı bırakmıyor. Hristiyanlar da sahip çıkıyor. “Yahudi ve Hristiyan olun ki doğru yolu bulun.” Diyen öteki din mensupları haksız, günahkârdır. Müslümanlar gibi yükselebilseler..

Çünkü Muhammed’e inananların, kültürlü olanları, aynı sevgiyle İsa’ya da Musa’ya da inanmaktadırlar.

İncil’in tahrif edildiği, dünyada beş çeşit İncil’le kanıtlanmıştır. Buna, bu hatalı İncil’e rağmen Muhammed ve Kur’an’ı kabul eden Hristiyan, eğer Hz. İsa’yı Allah’ın oğlu bilmekten vazgeçerse, eğer Museviler, “Allah, yalnız bizim Allah’ımızdır.” gibi gülünç bir iddiadan vaz geçip Tevrat’a, Musa’ya saygılı olarak, Kur’an’ı Hakk’ın kitabı olarak benimserlerse, peygamberleri gibi, birleştirici bir ruha sahip olurlarsa, Kur’an’a göre dinlerin kardeşliği kurulmuş olur. “Ne olursan ol, gel!” diyen yüce Mevlânâ’nın bütün gücünü, Kur’an’dan aldığı bir gerçek değil mi? “Camiler, havralar, kiliseler Allah’ın evleridir” diyen Tanrı’mızın buyruğunu, neden gerçekleştirmeyelim?

“Ben Müslümanım” diyen bir Hristiyan, İsa’dan kopmaz ki! Böyle diyen Musevî de Musa’dan ayrılmaz ki! Sadece dinlerin kardeşliği kurulmuş, cehalete dayalı ters bilgiler yıkılmış olur.

Elbette Müslümanların da Hz. İsa’ya derin sevgi duymaları, Kur’an’ın buyruğu gereğidir. Yılbaşı gecelerini, başka nedenler dururken, yalnız İsa Peygamber’i anmamız dolayısıyla eleştiren hocalar da haksızdır. Hz. Muhammed’in aziz ruhu, Allah’ın Hakk peygamberi Hz. İsa’nın anılmasından hoşnut olur. Olsa olsa akıllarının bir köşesinde, Hz. Muhammed’in, son peygamberin anılmasını bilmeyen Müslümanlar kınanır ki, onların hareketleri de bir gayretkeşlik, bilgisizlik örneğidir.

Bakın, Allah’ımız, bütün dinleri, Kur’an’da, Muhammed’te ve daha derine inerek İbrahim Peygamber’de nasıl birleştiriyor: “(Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız) dediler. Ey Muhammed, de ki: (Doğruya yönelmiş ve Allah’a eş koşanlardan olmayan İbrahim’in dinine uyarız. Allah’a bize gönderilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa’ya gönderilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık. Biz O’na teslim olanlarız.” (Kur’an, Bakara Sûresi:v Âyet 135-137)

Şoven duygulara, ilkel hırslara, üç dini bilmez kulaktan dolma ağızlara bakmadan, üç kutsal kitabın emrine uyanlar, ne zaman selâmet yolunda birleşecekler? Ulu Tanrı bu günleri insanlığa gösterecek mi?


Şardağ, R. (1973, Ekim 24). İlim, Uygarlık ve İnsanlığın Temeli Kur’an-ı Kerim – Museviler ve Hıristiyanlardan yanıltıya küfre sapmış olanlar. Yeni Asır, s. 6.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın