Diyanet İşleri’nin eski yöneticilerinden Sayın Ateş’in, hafta içinde şu görüşleri yayınlandı: “İslâm yalnız Hazret-i Muhammed’e bağlı olanların değil, öteki hak peygamberlere inananların da genel adıdır. Kur'ân’a göre Hıristiyan da, Musevî de Müslümandır.” Çok doğru, ama gerçeğin geç kalmış bir açıklamasıdır bu. Yine de faydalı bir hizmet. Sayın Ateş’i haklı bularak diyorum ki: İslâm, kitabı olan [...]
Ay: Ağustos 2022
Keçeciler’e düşen iş…
Devlet Bakanı Sayın Keçeciler’den, içtenlikli olduğuna inandığım bir mektup aldım. Kur’ân’a dayanan yazıma hak veriyor. İslâmî teröre, Müslümanlığın yer vermediğine inanıyor. Lâiklik ve şeriat devleti konularında da aynı görüşleri paylaştığını, bizi okşayan satırlarla belirtiyor. YANITI ŞARDAĞ’A DEĞİL, HALKA YAPMAK Sayın Keçeciler’in, Türkiye düzeyinde uyandırdığı bir “gerici” imajı var. Bunu silmek, Şardağ’ı inandırmakla mümkün olamaz ki… [...]
Tuh tuh…
Ve de ayıp! Allah’ın kitabı Kur’ân ortadayken, yurt içinde ve yurt dışında yorumlar başladı. “Bu bir İslâmî terördür.” Bu cinayetler nasıl İslâm'la birleştirilebilir! Bir din düşünün, Kâfirlerle bile tatlı konuşmayı emreder: “İnanan kullarıma söyle, Kâfirlerle konuşurken güzel güzel tartışsınlar.” (İsrâ Sûresi: Âyet 53). Üstelik Allah inançlı olup Kâfir de olmayan Lâik düşünceli iki aydın peş [...]
ANAP’ta Avni Akyol ve Şiir
ANAP cephesi, sağından solundan kopmalar, kendi çocukları eliyle kopartılmalar karşısında… Yanıltı ve dırıltıların yakınları her gün gazetelerin en çarpıcı haberleri arasında. İş işten geçtikten sonra ANAP’ı topa tutan, ya da gizliden oynayan vefasızlar mangası kol kol saldırılar halinde. Bazı bakanlar görüyorum ki bir zamanların görkemli, şimdilerde ise tükenik ANAP gemisinden hâlâ kişisel ışıklarını yakabiliyor ve [...]
Namık Kemal’in reçetesi
Şu bir hafta içinde, gözlerimizin önünden akıp giden olayları düşününce, Namık Kemal'in oğlu Ali Ekrem Bey'e verdiği fotoğrafına yazmış olduğu dörtlüğü anımsamamak olası mı? Anap iktidarına yapılan eleştirilerden biraz sıyrılıp devlet katlarının yücelerinde görev almış bürokrat aydınlarımıza dönemez miyiz? Sözgelimi Tekel Genel Müdürü devlet müdürüdür. İşbaşına geldiği günden beri, "halka sattıklarına zam yap" emrini kuzu [...]
Makama saygı
Cumhurbaşkanlığı makamı… Saygıların en büyüğü oraya dönük olacak elbet. Aslında devlet memurlarının en küçük derecelisi de makamında horlayamaz, saygısızlıkta bulunamazsınız, yasalar ensenize biner. Ya ulusumuzu oluşturan tüm insanlarımıza saygımız? “İnsanım” diye dolaşan heyulaların, insana saygısızlığını ne yapalım? Bunlara, bu saygısızlıklara yasa yok. Yasa yok da Anayasa var. Onlar, eşitlikten pay alamadılar mı, onların yoksulluğuna, can [...]
TRT’de güzellikler-çirkinlikler
Güzel olan şeyler de var elbet. Onlar da olmasa, “bırakır, ver gitsin” der, peşinden koşmayız. Güzeli çirkinden ayırmak; amacımız bu. Kalemimizin ucu biraz küt ya da sivri olmuş: Eh, bu kadarı da “kalemkârın” üslubuna verilsin, olmaz mı? ÖLENLERE RAĞBET Geçen akşam, sevgili dost Dr. Alaeddin Yavaşca’nın edepli, kıvançlı ve de cici bir programını izledik. O [...]
Beni okuyanlara sevgi dolu olarak
İlk mektup New York’tan sevgili Talat Halman’dan. Milliyet’te, bir gün ara ile aynı sütunu bölüşmemizden yana mutlu. Gönlünü ivedi bir mektupla İstanbul’a uçuruvermiş. Bu inceden de ince dostla Milliyet kadrosunda buluşmak ne güzel! Sevgili Halman’a ben de Şardağ’ı postalıyorum. Sayın Emel GazimihalYeşilyurt Fener Cad. 13/15 İSTANBULMektubunuza, ince duygularınıza teşekkür ederim. Dil konusunda yalnız TRT sunucularını [...]
Gorbaçov kokteyli
Neredeyse heykelini dikmeyi önerecektik Gorbaçov’un. Başta Amerika olmak üzere Avrupalı devlet adamlarının bu kıvrak Rus’a tuttukları alkışta, haklılık payı çok. Sonuçta barış kurtulacak, bir yandan da Rus liderinin yumuşak yönetimi yerleşecek. Dünya da “oh” diyecek. Bundan Türk’e ne? İyi ama efendim bundan Türk’e ne, ne pay çıkardı ki? Başta Ruslar olmak üzere tüm dünyanın Müslüman [...]
Sayın Özal’a Danışman
Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, konuşmaya ve konuştukları ile de dikkatleri çekmeye yapı itibariyle meraklıdır. Geçmiş yüzyıllarda, “Sükut altındır” diyenlere pek katılmam. Yüce Mevlânâ, kötü niyetle susanları daha sakıncalı bulmuş olmalı ki, “Konuş, konuş a kaltaban! Kötü niyetle susacağına, iyi niyetle bir şeyler söyle” der. Şu var ki, sözcükler ağzımızdan çıkmadan önce sıkı bir elekten geçmiş olmalı. [...]
