
Önce Tanju Gürsu’ya. TRT’yi hedefleyerek yazdığım satırlarda size ödenen para konusunda bir bilgi yanlışlığına düşmüşüm. Sizi haksız olarak üzmenin üzüntüsünü bu sefer ben yaşıyorum.
Bana olan sevgi ve saygınızı geri almada serbest olun, olun da kalbinizin Şardağ için kırılmasına razı olamayacağıma da inanın. Size en sıcak özürlerimi yolluyorum.
Sayın İsmail H. Ata / Sanayi Çarşısı 959 Sok. No: 63 Adana.
Mektubunuzda ileri sürdüğünüz görüşlerin bir bölümüne katılmamak olası değil. Bu konularda derinliğine eğilmeye yazık ki sütunum yeterli değil. Teşekkürlerimle, saygılarımla.
Sayın Naciye Dirimtekin / Üsküdar, Bağlarbaşı, Teneffüs Sok. No: 69. İstanbul
Benim siyasal ve hakkı söyleme sonucu oluşan yazılarımdaki korkusuzluğumdan, sevgi ile, biraz da söz ediyorsunuz. Aslında ben özel bir cesaretin sahibi değilim. O büyük kuvvet, neyi buyuruyorsa onu yazıyor ve onun dışında hiçbir kuvvetten, fani dünyanın en cafcaflı makamlarından elbette korkmuyorum. Değerli kızım, hepimizin içinde Allah’tan bir ışık yok mu? Hepimiz, bunun bilinci içinde, başımız dik, ama saygı çizgisini de kaybetmeden yaşamaya çalışacağız. Teşekkürlerimle.
Sayın Feyzi Saygı / Schützen Str. 53 2000 Hamburg 50 Almanya
Mektubunuzun en ilginç yanı, Almanya’daki din adamlarımızın ve camilerimizin, tarikat kavgalarına âlet edilmeleridir. İslâm’ın, kardeşlik ve birlik isteyen özünden kopmalarıdır. Dinsel konularda, sağ kalırsam, vaktimin elverdiği bir zamanda sorularınıza özel bir mektupla yanıt vereceğim. Şükranlarımı sunuyorum.
Sayın Hülya Eltutan / Halk Sok. No: 10/2 Sıhhıye / Ankara
Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisinin kalemine yaraşan incelikteki mektubunuz ve hakkımdaki güven duygularınız için teşekkür ederim. Denemeleriniz hiç de umutsuz değil. Ne ki atılımınızı sağlayacak görüşlerimi söylemeye, şiirlerinizi değerlendirmeye zamanım ve bu sütun yeterli değil. Çağdaş ozanlarımızı okuyun; çok okuyun. Varlık ve Şiir Defteri’ni izleyin.
Sayın Hasan Erkek / Grengstr. 24 7530 Pforzheim / Almanya.
Yazılarımı sürekli izlediğinizi kanıtlayan güzel görüşleriniz için teşekkür ediyorum. Bir kitap dolusu şiir göndermişsiniz. Gerçekten içlerinde güzel örnekler var. Hepsi güzel duyguları içerik olmakla birlikte keskin uyaklı sözler. Size de çağdaş şairlerimizi sindire sindire okumanızı öneriyorum.
Sayın Mehmet Yurdacan / Mersin Çarşısı K: 4 No: 122 Mersin
Bana, Allah’a inançsızlığınızı sandıran mektubunuzu zor okudum. Doğru yazılmış tek bir cümle bulamadım. “Benim yazılarımı okuyan bir felâketzede” olarak tanımlıyorsunuz kendinizi. Ben Allah’sız bir insanı da hoşgörüyle karşılarım. Ne ki önce sorarım: Öğrenimin ne? Bir yabancı dil biliyor musun? Allah’ı ve Allah’sızlığı savunan hangi kitapları okudun? Eğer bütün dinleri ve dinsizlik eserlerini okumuş, öğrenimi yüksek, kültürü üstün, ama yine de Allah’a inanmayan bir kimse isen elini sıkarım. Önce doğru yazmaya çalışın ve “felâketzede” olmamak için yazılarımı okumayın. Siz rahatsız oluyorsunuz diye yazı yazmaktan vazgeçemem ki!
Kırk yıllık lise ve üniversite hocalığımda kompozisyonu bu kadar cılız bir öğrencime rastlamadım. Açık, anlaşılır ve iyi niyetli mektuplarınızı yine sabırla bekleyeceğim
Sayın Tahsin Yaşamak / Emekli edebiyat öğretmeni ve eski dost, İzmir.
Uzun mektubunuz birçok konuyu içerik söyleşi. Karşılıklı konuşma fırsatı doğarsa sözünü ettiğiniz konuları tartışırız. Saygılar.
Sayın Refik Ceylan / Çukurbostan halkpazarı 474 Fındıkzade / İstanbul.
Kartal, Maltepe’deki Milli Gençlik Parkı’nın, Atatürk’e saygısızlığını belgeleyen yazınıza çok üzüldüm. “Bu cenazeye katılanlar kâfirdir” diyen yazarın da yanlışlık ve bilgi eksikliği içinde olduğu besbelli. Duyarlığınız elbette ki yerinde; üzülmeyin. Rıza Tevfik’in bir dizesini anımsayın: “Encamına varır bu devr-i sitem.” Sitem, Farsça ve Osmanlıcada zulüm anlamındadır.
Sayın Emin Tunç / Marmara İlköğretmen Okulu edebiyat öğretmeni, İstanbul.
Dayak konusunda, öğretmenin bugünkü ıstıraplı durumunu, örnekler vererek kaleme almışsınız. Haklısınız. Sayın Avni Akyol, tutarsız bir hükümet içinde sözünü ettiğiniz konu ile de uğraş veriyor. Bilemem, sonuca ulaşabilecek miyiz?
Sayın Prof. Ayşe Koymaz / Çapa Tıp Fakültesi İstanbul.
Mektubunuzdaki duygularınıza teşekkür ederim. Ancak Kuran dururken böyle “Kıtmir, Yemlihâ, Metnuş” gibi dua düzenlemelerine ne gerek var? En güzel dua ellerinizi O’na kaldırmak, kalbinizi O’na teslim etmektir, değil mi?
Şardağ, R. (9 Aralık 1990). Yine Okurlarımla. Milliyet, s. 15.
Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

