Soyunma furyası

Diskolar, gazinolar, televizyon ve habere kaynak olma niteliği nedeniyle basınımızda kadın! Evet, son birkaç yıldır, Havva anamız örneğini de geride bırakan soyunuk kadınlar, kızlar…

Kadın! Yüzyılların yazar, çizer ve yontucularını, güzelliğiyle kendine sımsıkı bağlamış, Allah’a bağlı üç dinin gözünde de erkeği için kutsal olan kadın! Yirminci yüzyıl, onu işportacılık malı haline getirmiştir. 

Artık kadın iyice soyundurulmuş durumda. Geçen haftalar içinde, bir disko haber veriyordu: “Bu gece cıbıl cıbıldak iki kadın çamurda sevişecekler..”

Hem diskonun yöneticisi de bir hanım!

Sinemalarımızın pek çoğu, nitelikli film bulamamaları, yöneticilerimizin, senaristlerimizin -birkaçı dışında- özgün yapımlar ortaya atamamaları yüzünden utanç verici, seks ayıbı ile dolu filmler sergiliyor. İlkel insanların karnını doyurmak ve seks yapmaktan başka dünyaları olmadığı çağlarda, ayıp olmayan seks dinlerin, gelenek ve göreneklerin egemen olduğu bir dünyada böylesine onursuzlaştırılmamalıydı. Hele özel televizyonlar da ortaya fırlayınca gereği ve değerleriyle ele alınmayan aşk filmleri zıvanasından çıktı: Soyunuk kadınlar ve soyunuk erkekler… Vurdu kırdılı, yıvış yıvış seks rezaletleri… Film reklamının altında da imrendirici yazılar: “Bu filmi küçük kız ve erkek çocuklar izlemesin!” Açıkça, “izlesin”in, dil altından bir başka türlü yuvarlanışı..

Basın da katıldı. Gazete kâğıdının fiyatça yükselişi, rekabet yarışı ve modaya sürüklenmek.. Önce göğüslerin kopçaları açıldı, sonra mayolu modeller ve bunu izleyerek kadın vücudunu örten bütün giysilere paydos! Bir disko sahibinin gazetelerde çıkan bildiri haberi: “Erkekler gelirken yanlarına, -affedersiniz- prezervatif (yani koruyucu) almayı unutmasınlar!”

Beyinleri salt cinsel organlarına yapışık olanlar için işte uygarlık!.

Peki, Şardağ, kâfirlik mi bu!

İslâm dini ve öteki peygamberlere indirilen “Kitap”larda kadın ve erkeklerin, başkalarına yasak yerlerini korumaları buyurulur. Elimde metre, bu yerlerin neresi olacağını ölçüp işaretlemeye hiç niyetim yok doğrusu! Hem benim dinim, başkasının ayıbını görmemeyi buyurur. Her koyun kendi bacağından asıldığı gerçeği de ortadayken.

PEKİ ÖYLEYSE NEDEN?

“Neden kalemine doladın öyleyse?” Kadına olan saygımdan! Arkadaş, sevgili eş ve anne olacak olan kadına saygımdan. Haftalık gazetelerde, adı sanatçıya çıkmış bir hanım müsveddesi, yüzü koyun uzanmış, bir erkek masajcıya kalçalarını mıncıklatıyor. Gazeteci de fotoğraflamış. Foto muhabiri, herhalde oraya, davetsiz konuk olarak gitmiş değil! Mankenlerimiz, önceleri, güzel vücutlarına yaraşır en zevkli, en ince desenli güzel tasarlanmış giysilerle çıkarken yavaş yavaş giysisiz bir modaya doğru sürükleniyorlar.

Gencecik kızlarımızdan bir manken, demez mi: “Kendime iyi bir gelecek hazırlamaya çalışıyorum.”

Aşka karşı mıyım? Aşk! İnsanlığın en güzel, en soylu duygusallıklarından biridir bu! Karşılıklı iki ayrı cins insan için cinselliğe tapmadan önceki dönemler yok mu? Kadın; hayalimizin erişilme, erişildi sanılırken sonucuna ulaşılamaz olarak tasarlanmış, bu emekle yontmuş, klasik çizgilere dökmüş Rönesans döneminin ressamları, nerdesiniz? Sizin “nu” yani çıplak modellerinizdeki soyluluğu, bugün erkek-kadın çıplaklarının düşük ve küçük düzeyine asla indiremem.

İSLAM-OSMANLI PADİŞAHLARI

Evet onların hemen hepsi ozandı. Hepsinin şiirlerini yıllar önce bir kitapta toplamış, yayınlamıştım. Dünya hükümdarları içinde tenekecilikten anlayan vardı da şair olan yoktu. Bizim Divan şiirinin derinliğine inememiş olan yandaşlara ve karşı çıkanlara karşın işlenen konu, kadın üstünedir. Bu şiirlerden yapılan besteler hâlâ kadına sevginin, ilginin ve saygının yüceliğini gösterir. Tasavvuf ya da hayalde yaratılmış olan, gölgelerle örtülen bu aşkların öyle sanıldığı gibi salt tasavvuf falan olmadığını Edirneli Emrî, ne güzel söylemiştir.

Sûfî mecâz anladı yâre muhabbetim.
Âlemde kimse bilmedi gitti hakikatim.”

Adamcağız bas bas bağırıyor: Yahu! Bu, mecaz aşkı değil, düpedüz aşktır!

Bir diskocu bayan, erkeklere çağrı haberi uçuruyor, günümüzde;

– “Aman! Erkek müşterilerimiz, gelirken yanlarında prezervatif getirmeyi unutmasınlar!”

Türk Kadınlar Derneği ve konuda iddialarla ortaya çıkmış, kadın haklarını koruyan dernekler! İyi geceler! Hayırlı uykular!


Şardağ, R. (1992, Mart 8). Soyunma Furyası. Milliyet, s. 17. 


Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın