Büyük patronlar sosyalist mi oluyor?

“Üç sol parti birleşmeli!” Basınımızın dilinde yeni bir laf takırtısı; şimdilerde bu!

Aralarında ilke ayrımları olduğunu söyleyen liderler varsa da siz, aldırmayın. Beş aşağı beş yukarı siyaset ve ekonomi tencerelerinde pişirdikleri, tıpkısı aş. Aşçıbaşıları, ayrımlı sözlerle, bunu geçirmeye çalışsalar da..

Neden birleşmiyorlar öyleyse? Doğuda oluşmuş baş olma, önde olma arzusundan mı geliyor bu?

Sayın Ecevit’le Sayın İnönü için bu ayrılık ortadan kaldırılmayacak bir şey değil. Ne ki, biri partinin başına davet edilmiş gelmiş; Ecevit’se yeni bir sol anlayışı içinde bazı yeni ilkeler oluşturmuş. İki lideri seven, iki liderin de ayrı ayrı sevdiği ortak dostlar, belki zamanla bu birleşmeyi sağlayabilir.

BAYKAL’IN BAYRAĞI

Sayın Baykal’ı sadece davranışlarıyla tanırım. Yıllar yılı baş olmak, baştakine huzur vermemek için çırpınmakla geçti yaşamı. Bu bir hak değil mi Şardağ? Elbette hak. Ne ki, hangi yeni görüş ufkunu açıklamış? Genel başkanlık hırkasını giyen İnönü’de hangi potları görmüş, hangi söküğü dikmeye çalışmıştır? CHP, onun, başkanı alaşağı etme didinmeleriyle geçti. SHP’de üç kez, gerekçeler oluşturmadan, İnönü’yü alaşağı etme planlarıyla didindi durdu. Şimdi, “Tek birleşelim de ben başkan olmayayım” kampanyasında.. İçtenliğine inanalım mı? Herkes Şardağ gibi geniş yürekli olamaz ki!

“Bu kaçıncı deneyiştir efendim?” deyip çıkıverirler.

ASIL DİKKATİ ÇEKEN

Birçok iş adamımız da Sayın Baykal’ın önerisine alkış tutuyor:

“Haydi biz de varız!”

Buna, çok, gerçekten çok sevindim. Yıllardır savunduğum görüş: Allah’ın kitabı olan Müslümanlığın; dincilerin, çapaklı gözlerle bir türlü görmek istemedikleri Kur’an, zâti sosyal adalet temeline dayanır. “Sadaka”, “sıdk” kökünden gelir. Allah’a bağlılığın kanıtlanması demektir. “Şu dilenciye bir sadaka veriver” gibi onursuzluk anlamı taşımaz. Tasadduk etmek, Allah’a sadık ve bağlı olunduğunun kanıtlanmasına bir simgedir. Kur’an’ın en üstün insan tanımlamasında tasadduk edenler, Allah’a sadık ve bağlı olduklarını kanıtlayanlar, hep sosyal adaletçilerdir. Kazandıklarının üzerine yatanlar da hep sağcılardır.

Sadakalarınızı, utançlarından ötürü, kendilerini tanımayanların zengin sandığı yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler.” “Gece-gündüz, açık, gizli mallarından harcayanların ödüllerini Rabb’leri verecektir; onlara korku yoktur.” (Bakara, Âyet: 273-274) Katında kâfirlere büyük azap var. Mallarını gizleyen, mal bildirimi yasasından sıyrılmak isteyenler düşünsün.

Onlar cimrilik ederler. İnsanlara cimriliği önerirler. Allah’ın bol besinlerinden kendilerine verdiğini gizlerler. Bu kâfirlere aşağılık bir azap hazırlamışızdır.” (Nisâ Sûresi, Âyet: 37)

Altın ve gümüş biriktirip Allah yolunda harcamayanlara, can yakıcı azabını müjdele.” (Tevbe Sûresi, Âyet: 34)

Peki, neden herkes rızıkta ortak yaratılmamıştır? Tanrısal bilgelik konusunu çözmeye kalkmak, kimsenin sınırı içinde değil. Allah, neden yasaklamış? Şu konuda neden ceza koymuştur? Bunu üç yüz yıldan bu yana bilgilileri kalmamı, ya da azalmış din adamları değil, çağdaş ve büyük “din-bilim” adamları topluluğu çözer. Siz, kimilerini varlıklı yaratması, ya da varlıklı kılmasındaki asıl nedeni, Nahl Sûresi’nin 71. âyetinde açıkça görüyorsunuz:

“Allah, rızıkta kiminizi, ötekilerine üstün kılmıştır. Üstün kılınanlar yanlarında çalışanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir.”

EY YENİ SOLCU ZENGİNLER

Sol partilere girmeye, onları birleştirmeye çalışırken, bilmem dikkatli olabilecek misiniz? Gizli-açık toplantılar mı yapacaksınız?

Ve de “Müslümanım” mı diyorsunuz? Aman, kendilerine “Devlet biziz” diyen, babaları hükümet devirtip, hükümet oluşturmayı tekellerinde sanan para babalarının toplantılarına benzetmeyin, toplantılarınızı. İnandığınızdan kuşkum olmayan Allah’ınızı dinleyin:

“-Ancak yardım etmeyi, iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözetenler ayrı-onların gizli toplantılarının hiçbirinde hayır yoktur.”

Camilerde, imamların şakır şakır günlük politika yaptığı, her şeyi okuyan aydınların, sadece Kur’an’ı okumaya vakit bulamadığı bir ülkede benim konuşmam.. Üzücü, zor bir görev!.


Şardağ, R. (1993, Şubat 11). Büyük patronlar sosyalist mi oluyor?. Milliyet, s. 17


Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın