Müslüman kim?/Kim Allah katında mutluluğa erecek?

Allah’ın değerlendirdiği kulun, kuşku yok ki, Kur’ân’a göre birçok nitelikleri olması gerekir. Bundan önceki yazılarımızda kutsal kitaba dayanarak belirttiğimiz gibi, Kur’ân’ı tanımak, Hazreti Muhammed’i son gelen hak peygamber olarak kabul etmek, Hazreti İsa’yı, Allah’ın oğlu gibi kabullenmemek, peygamberlerin hepsine inanmak koşuluyla her dinden olanlar Müslüman kabul etmek gerekiyordu.

 Bir soru: Hazreti İbrahim zamanında, Hazreti Muhammed ve Kur’ân yoktu. İbrahim’e inananlar, Müslüman değil miydi? Evet, Müslüman’dı. Ama İbrahim de Âdem’den bu yana gelen bütün peygamberleri hak olarak tanımıştı. Ve İbrahim’e inananlar, Hazreti İbrahim’den önce gelen bütün peygamberlere de inanmak zorundaydı.

Hazreti İsa gelmiş, İncil’in aslı olan Bernada İncil’inde de belirtildiği üzere, son peygamber olarak Ahmed adlı peygamberin yani Hazreti Muhammed’in geleceğine işaret edilmiştir. Bu açık belgelere dayanarak artık kime Müslüman denileceği belirmiş bulunuyor. “Allah’a, Âdem’den sonra gelen bütün peygamberlere son peygamber Hazreti Muhammed’e inanıyorum. Bozulmamış olan İncil’e gerçek Tevrat’ın ve hepsini onaylayan, bütünleyen son erişkin din Kur’ân’ı Kerim’e saygı ile bağlı bulunuyorum. Öteki din sahiplerine kâfir gözüyle bakmıyorum” diyenler Müslümandır. Kendi dinlerinin seremonisi içinde Tanrı kulluğunu, kendi kulluk evlerinde yapabilirler.

RAB’LERİNİN YOLUNDA OLANLAR

İşte bir âyet:

Ey Muhammed! Onlar sana indirilen kitaba, senden önce indirilenlere ve ahirete kesinlikle ve gerçekten inanırlar. İşte Rab’lerinin yolunda olanlar, kurtuluşa kavuşacak, mutluluğa erecek olanlar onlardır.” (Bakara Sûresi, Âyet: 4-5)

Allahımız, hep ey inananlar, ey insanlar diye seslenir:

Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’ınıza kulluk ediniz ki, böylece ona karşı gelmekten korunmuş olabilirsiniz.” (Bakara Sûresi, Âyet: 21)

Açın asıl Tevrat’ı, ey Mûsevîler! Göreceksiniz ki orada sizlere sesleniyor:

Allah’ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken ne yüzle seni hakem seçiyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar. İşte onlar inanmış değillerdir. Doğrusu yol gösterici ve nurlandırıcı olarak Tevrat’ı indirdik.” (Mâide Sûresi, Âyet: 43-44)

Bugün Hıristiyanlar kaç kola bölünmüştür? 

Katolik, Protestan, Ortodoks, Ermeni Gregorianlar ve daha pek çok kullar. Yüzyıllar boyu kilisede boğazlaştılar. Allah’ın evi olması gereken kiliselerde kan akıtıldı. Hazreti Muhammed’e inan Kur’ân’da, bu konuda önemli bir âyet var. Bu âyette Hıristiyanlar eleştirilir.

UNUTANLAR

Biz Hıristiyansınız diyenlerden söz almıştık. Onlar, kendilerine belletilenin bir bölümünü unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık.” (Mâide Sûresi, Âyet: 14)

Aklı başında hiçbir Hıristiyan’ın (Allah, Meryem oğlu Mesihtir) demesi düşünülemez. Mesih’i yaratan, onun annesi, sevgili ve kutsal bâkire Hazreti Meryem’i yaratan Allah’a kulluk mu güzel, yoksa ulu ve yüceler yücesi Allah’ı üçlemeye kalkmak mı?

Allah, ancak Meryem oğlu Mesih’tir diyenler, and olsun ki kâfir olmuşlardır. De ki: Allah, Meryem oğlu Mesih’i anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek isterse kim ona karşı koyabilir? (Mâide. Âyet 17)

Ve işte bir âyet daha:

Allah, (Ey Meryem oğlu İsa, sen mi insanlara (beni ve annemi Allah’tan başka Tanrı olarak benimseyin dedin) demişti de İsa, (Hâşâ! Hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz. Eğer söylemişsem kuşku yok, sen onu bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin. Ben senin içinde olanı bilmem. Doğrusu görülmeyeni bilen ancak sensin.) demişti. Ben onlara, (sadece Rabb’im ve Rabb’iniz olan Allah’a kulluk edin) diye bana emrettiğini söyledim.” (Mâide Sûresi, Âyet: 1-117)

Hz. İsa, yanılgıya sapmışlar iççin Allah’a yakarır. Allah, o acıyan, esirgeyen, Allah da bağışlar.

Bu doğrulara, doğruluklarının fayda verdiği gündür. Sonsuza dek temelli kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler onlarındır. Allah, onlardan hoşnut olmuştur. Onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır.” (Mâide Sûresi, Âyet: 119)

(Sürecek)


Şardağ, R. (1991, Nisan 3). Ramazan Köşesi 18. Milliyet, s. 18. 


Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın