Kırk yıla ulaşan bir öğretmenlik.. Liselerde, yüksek okullarda edebiyat, diksiyon, fonetik, Türk kültürü ve sanat eleştirmeciliği hocalığım.. Öğretmenlerini gırgıra alan çok öğrenciye tanık oldum. Ama öğretmeninin sırtına, “Satılık Eşek” yazılı kağıt yapıştıran saygısız öğrencilere hiç rastlamadım. Kahrından ölen hocaları için hiç acı duymuyor mu o dengesiz, hissiz çocuklar, merak ediyorum. O çirkin kağıdı hocalarının sırtına [...]
Ay: Mayıs 2023
Dergilerde şiir
GENÇLİK ve olgunluk çağımın Nouvelle Litteraire’inde, Julien Benda, sevdiklerim arasındaydı. Bir baş yazısında şiir için ne diyordu; “Renk renk, anlamca derin ya da boş, bunca sözcükler.. Sanki kucak kucak yaz çiçekleri.. Bunları kullanarak değişik yüzyılların insanlarında tıpkısı ateşleri yakacaksınız.” Henüz yirmi üçümde, kendimi tanıtmadan, yaşıtım ozanları tanıtıyorum, Ulus’un edebiyat sayfasında: Cahit Sıtkı’lar, Dıranas’lar, Orhan Veli’ler, [...]
Ne çıktı?
Evet, dört gün süren Din Şurası’ndan ne çıktı? İlahiyat Fakültesi profesörleri, dekanlar, rektörler, Diyanet İşleri Başkanı ve Yüksek Din Kurulu üyeleri, eski Diyanet başkanları, eski müftüler ve biz üyeler, bazı İslâm araştırmacıları, bu konuda kitap yazmışlar, haftalık yazılarının çoğunu ve Ramazan köşelerindeki yazılarını İslâm’a, Kur’an’a ayıranlar oluşturdu Şurayı. Yemek ve çay molalarında Şardağ da dahil [...]
Diyanet İşleri Başkanı yolun doğrusunda
Bir talih eseri, Diyanet İşleri Başkanı, doğru yolu tutmuş bulunuyor. Türkiye’de gerçek Müslüman halkımızla, camilerimizde İslâm adına konuşan din adamlarımızın aydınlığa kavuşturulması için bir Şura topluyor. Neden? İki zümre de yanlış, ya da eksikli yollarla halkımıza gerekeni, bekleneni veremiyor. Bunun, nedeni konuşulacak Şura'da. Ben de çağrılıyım. Nasip olursa konuşacağım. Başkanın bu konuyu açıklayıcı ve özetleyici [...]
Radyo ve televizyonlarımızda şiir ve müzik
Bizim bir halk müziğimiz, bir de sanat müziğimiz var. Şimdilerde şov, pop, arabesk, hafif müzik gibi türlü adlarla tanımlananlar da buna eklendi. Ama bunların dışında tanık olduğumuz haykırışlı inleyişli, zıplayışlı hoplayışlı, yepyeni bir müzik türü de karşımızda. Tutucu muyum? Hayır efendim, hayır! Geçmiş yüzyıllarda, vücutlarının duyarlıklı yerlerini kıvırta kıvırta, ama belli müzik ritmleri içinde ve [...]
Kültür
“Ne aptal adam”, “Ne cahil adam”, “Ne bomboş adam”.. Sıralayabilirsiniz. Ama karşınızdakini ufaltmanın en güçlü yolu şu değil mi: “-Kültürsüz adam!” Nerelerde kullanıyorsunuz bu deyimi? İlkokul çağındakilerde, hatta liseyi bitirmiş, üniversite öğrenimi görmüşlerde bulduğumuz eksiklere bile türlü türlü sıfatlar yakıştırıyoruz da “pek, kültürsüz” diyemiyoruz. Ama kendisi anasının karnındayken, Türkiye’ye umut güneşi doğduran Atatürk’ün Cumhuriyet anlayışını [...]
Sarılan sarılana
Sevgilisine değil, efendim, cüzdanına da, rüşvete de değil; silaha sarılana. Millet Meclisi’ne silahla girilmez. Yıllar var ki bu kuralı dinlemeyen bir çirkinler gurubu var. “Var mı bana Yan bakan”cılıkla güçlerini silahtan alıyor, “TBMM’ni küçültebilir miyiz” diye yırtınıyorlar. Kaba kuvvetin hepsi çirkin ulu Allah’ın insana verdiği akıl, insaf, iyi niyet, katlanım, sitem, anlayış gibi öyle silahlar [...]
Ah ah ah
Şu “ah” ünlemine, neden bu kadar yapıştık? Sözcük olma onuru bile yok. Ama bastıbacak görünümü ile sözlüğümüze girmiş. Ne var ki yıllardır ülkemi saran yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlıklar karşısında önemi daha da arttı. Çoğunlukla, ses tellerimizden her çıkışında, mutlulukların sergilenişine ya da derin sevdalara bayrak sallar. Hatta umutsuzlukların şiir ve müziğinde de, eserlerinde de pansuman. [...]
Cumhuriyetimiz
Akşam karanlığında yağmur, omuzlarımdan vücuduma doğru çiselerken, bir müvezzinin sesi de kulaklarımdan gönlüme iniyor. “Yazıyor! Atom, Dede, İslâmiyet, Vatan’da Ahmet Emin yazıyor.” Bu sesler gönlüme doluyor, demiştim değil mi? İşte dostlarım, Cumhuriyet! İşte hürriyetin büyük nimeti! Beğenmediklerimizle, tutmadıklarımızla, kusurlu bulduklarımızla dahi beraber yaşamak; bağdaşarak kaynaşmak; şehrin apayrı yollarından yürüsek bile, vatan meydanında birleşmek. Hep ayni [...]
Biraz da musiki
Özel televizyonlarımızın, eğlence dünyasında deprem yarattıklarını gizleyemem. Bu arada kullandıkları, “müzik” – “musiki” türlerinin niteliğinde de değerden, çaptan düşmelerine tanık oluyoruz ki bu konuda biraz dertleşelim istedim. Musiki, insanın, büyüleyici parmaklarıyla -söz gelimi- Altamira mağaralarına kazdığı plastik sanatlardan daha önceki bir güzellik türü. Güzele ulaşma, güzeli sevme duygusu Adem babamızla, Havva anamızdan başlar. Bizim musikimiz [...]
