Güzel şeyler oluyor

Sayın Cumhurbaşkanımız Macaristan’a, eski Engerus’a gitti. Dünyanın, genişleme, saldırı dönemlerini yaşadığı yıllarda bizim de yaşama mücadelemiz zorunluydu. Katoliklerin, kendileri gibi Hıristiyan kardeşlerini boğazladığı dönemlerde Osmanoğullarının, önce vurulmamak için yatığı savaşlar, insanlık çizgisini aşmadı. Kendisine vergi veren, padişaha güzel kızlarından birini sunan devlete, dokunulmadı. Yönetimimiz altında bulunan Hıristiyan devletlerinin ne dinine, ne mezhebine, ne milliyetlerine dokunulmadı. 

Macaristan Farklı

Macaristan, başta Avusturya olmak üzere kendisine saldıran devletlere karşı korunmasını isteyince koruduk. Kralları ölünce onun yavru denecek yaştaki oğlunu tahta geçirdik. Osmanlılar o kadar yiğitçe davrandı ki, Charlgrint’e tutsak olan Fransa kralını kurtarmak için savaş verdi. Fransa’yı deniz yolu ile boğmak isteyen Hıristiyan devletlere karşı donanma göndererek Toulon limanında bekledi. 

Macarlar, Osmanlıların jestlerini unutmayarak çok güzel bir vefa karşılığı sundular. Bizden onlara birçok sözcük geçtiğini saptayan araştırmalar yaptılar. Ve Kanuni Sultan Süleyman‘ın büstünü hazırladılar. Sayın Demirel‘in bu büstü açması, iki kardeş ulusun milli marşlarının töreni renklendirmesi ne güzel!

Türk Yunan Dostluğu

Yunanlılar, bütün Anadolu’yu istila edip yenik düşünce Mustafa Kemal barış elini uzattığı Venizelos’la kardeşliği kurmuştu. Bizi, Venediklilere ait olan Kıbrıs dahil, bütün adaların hiç de sahibi olamamış olan bu adalar için dostlarımızın yaptıklarını unutup kardeşliği sürdürdük. Ama parti içi siyasetin tahriki ve Batı’nın Kuzey Kıbrıs’ı kendilerine peşkeş çekeceği güvencesiyle karasularını, burnumuzun dibine getirme tehditlerinde bulundular. 

Yeni Dışişleri Bakanımızın oldu bittilere, Türkiye’nin boyun eğmeyeceğini gereken dille ortaya koyuşu Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın, ülkenin ana vatana bağlanılacağını haykırması sonunda, Rumlardan, sertliği soyulmuş güzel bir mesaj geldi. Karşılıklı olarak Rum ve Türk azınlıkların haklarının korunması, karşılıklı olarak görüşüldü. Yunanlı dostlarımıza sitemde bulunayım: Türkiye’de Rumların hakları hep korunagelmiştir. Fatih döneminden başlayan bu hoşgörü, Ayasofya’yı müze yaptıran Atatürk‘ün jestiyle çoğalmış. Türkiye aleyhinde kitap yazdığı için yurtdışı edilen eski patriğin bu yasağı, rahmetli Özal tarafından kaldırılmıştır. Yemeklerimiz bir oyun havalarımız birbirine karışmış. Türk musikisinde en güzel bestelere Rum besteciler damgasını vurmuş bulunuyor. Kıbrıs olayında Yunanlı dostlarımızın militarist -terörist etkilerden uzak kalmasını diliyorum. Bu arada lütfen Rum asıllı Türk Marko‘nun şu şarkısını bir daha dinlesinler:

“Akşam dönüşü geçtim o esrarlı bağından.”

Ve Milliyet’in rahmetli Abdi İpekçi‘sinin girişimiyle başlatılan dostluk yolunu daha da açsınlar. 

Bir Güzel Haber Daha: Çilller’in Başkanlığında İki Orta Sağ Parti

Sayın Ecevit‘in başkanlığında orta-sol bir partinin gelişmesini mutlulukla karşılamıştık. Sayın Yılmaz‘ın, Sayın Başbakan Çiller‘in başkanlığında bir hükümete hazır olduğnu söylemesi haberlerin en güzeli. Ne olacak efendim, bunda çaptan düşme, ikinci plana inme gibi bir durum düşünülemez. Tam tersine Sayın Yılmaz‘ı Türk halkoyunda yüceltir. Yılmaz, bir kez daha söylemiştik: Onurunu kıracak birçok olaya karşın, rahmetli Özal’a sevgisinden kopmadı. ANAP’ın seçim kaybından sonra bir çıkışı vardı: “Millet bize muhalefet görevini verdi.” Ben de şöyle yazmıştım: “Bu kadar az oy farkı ile mahelefet olmaz, ortak bir hükümet olunur.”

Sayın Çiller‘in hizmet aşkı ile çırpınışı, her işi hatasız yaptığı anlamına gelmez ki! Her iki liderin, ülkenin yücelişinde birleşmesi, iki partide bulunan altın değerindeki milletvekili ve eski bakanların birleşik fikir kompozisyonu, umuyorum çok güzel bir tablonun yaratılmasına neden olacaktır. 

Sayın Erbakan’ın Partisine Düşmanlık Yok

Refah Partisi demokratik koşullar içinde kuruldu. Yasa dışı davranışları, her zaman devletçe denetimden geçirilebilir, ama demokratik bir hakkın sahibi olarak oy artırımı yapmış olan bu partinin uğraşlarını eleştirmeden vazgeçmeliyiz. Bu, belki Refah Partisi’nin de istediği bir şey olabilir. Duygusal davranışlardan uzak kalınması dileğimizdir. 


Şardağ, R. (1994, Eylül 22). Güzel Şeyler Oluyor. Milliyet, s. 20.


Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın