Alevi konusu

Yıllardır savunduğumuz bir konunun, Alevi-Sünni konusunun gerçekleştiğini görmek, ağır hasta olduğumuz bir hastaneden, şu satırları yazmamıza neden oldu.

Zati yanlıştı tutulan yol. Bilgi eksikliğine dayanıyordu. Be eksikliktir ki Cem Evi’ni, Sayın Belediye Başkanı’na yıktırdı ve bunu da güzelim Müslümanlık adına yaptırdı. İstanbul’a ilk giren yiğitlerin bir uç beyi Karaca Ahmed Sultan‘dır. Onun yerleşim yeri de yıkılan Cem Evi’dir. Osmanlı devletinin temellerini, İslâm ve Allah adına kuranların başında gelenlerin biri de Hacı Bektaş Veli‘dir. 

Bir dikkat noktası

İran’daki Azeri kardeşlerimiz de aynı duyguları, büyük ölçüde paylaşır. Osmanlıların Hacı Bektaş‘a bağlı orduları İran’a her saldırışlarında Azerbaycan sınırını çiğnemişlerdir.  Bir Azeri Türk’ü olan profesör arkadaşıma İran’da sormuştum: “Neden Türküm demiyorsun?” Derin bir acı duyduktan sonra: “Ama Şardağ, biz yüzyıllarca Osmanlı yeniçerilerinden gördüğümüz zulmü, Bizans ordularından görmedik.” Bağlayalım: Türk Alevileri, güzelim Müslümanlığı anlayamayanlardan daha Osmanlı, daha Türk ve Müslümandır. 

Güzel Şeyler

İlk kez Cumhurbaşkanı, Hacı Bektaş törenlerine katıldı. Ve Müslüman’ı Müslüman’la, Türk’ü Türk’le boğuşturan çirkinliği yıktı ve ardından verdiği öncü konuşmalarıyla birliğe kucak açtı. 

Hükümetin Atılımı

Sayın Başbakan Çiller hükümetine görüşlerini açıklayan bakanımızın açıklamasından anlıyoruz ki, devlet, Alevilere kucak açıyor. Ne güzel! Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı’dna bir temsilcileri olsun istiyor. Biz bu son görüşe pek yanaşmıyoruz. Alevi, ayrı dinden mi ki? Diyanet, onlara karşı yıllarca uyguladığı çirkinliklerden uyanmalı. 

Bugün Diyanet İşleri Başkanımızın kavrayışı, bu ayrılığı ortadan kaldıracak niteliktedir. Camilerimizdeki imam efendiler Müslüman, milliyetçi ve Türk olan Alevilere yıllarca yaptıkları yanlışları düzeltmelidir. Peygamberimizin torunu, gözbebeği Hazreti Hasan ve Hüseyin’in pek çok camilerimizde isimleri yok. O camilerde sık sık Hz. Muaviye diyen gözleri uykuda hocalarımız var. Bir kez daha cem ayin evini yıkanlara soruyorum: Sünni Müslümanlar içinde Muaviye, Yezid adını alan tek Türk evladı var mı? Benim de gidip ibadet ettiğim mabetlerimizde bazı hatalar var. 

Alevilerin Ayinleri

Sadece dinsel değil, Türkseldir. Türkiye’nin bütün bölgelerinde farklı dans, oyun grupları yok mu? Bunların ayrı giyinişleri yok mu? Alevilerinkiler de bunlardan biri. Araya giren tek fark, kahraman ve şehid, Allah’ın Aslanı Ali’yi, Muaviye yüzsüzünün zehirlettiği Hz. Hasan; kesilen kafası, Yezid’in içki masasına gönderilen imam Hüseyin ve Peygamber soyu için ağlamaktır.

Altı yıl uğraştıktan sonra bulduğum “Tefsir-i Besleme”de (*) mübarek Bektaş‘ın nasıl birleştirici olduğu aydınlanır. 

Alevilere “Buyurun Allah evine” diyelim. Ama, camilerimizi, kafalarımızı bölücü değil, kucaklayıcı kılalım. 

——–

(*)
(1) Tefsir-i Besmele: Kültür Bakanlığı
(2) Özgür Yayınevi.


Şardağ, R. (1994, Kasım 3). Alevî Konusu. Milliyet, s. 22.


Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin bulunması konusunda desteklerini esirgemeyen Can Taşpınar‘a sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın