Asıl dev

Eşrefpaşa’da bir adam, eski karısıyla hiçbir suretle barışamayınca silâha sarılmış, üç kurşun darbesiyle zavallı kadını yere sermiş bulunuyor.

Hemen her gün, Türkiyemizin bir köşesinde buna benzer olaylar cereyan ettiğini gazetelerden öğreniyoruz. “Sevgi için aşk uğruna” diye, başına bir de iğrenç öldürme esbabı mucibesi taktığımız bu cinayetler, aslında bütün sevgilerini yitirmiş aşağılık adamların eseridir. İnsanın, bu kadar vahşice diş gıcırdatması, bu kadar kinci bir yola düşmesi için, içinde sevgiye, barışa giden bütün yolların tıkanmış, iyiliğin aydınlığı ışıyan bütün köşe başıların körelmiş bulunması lâzımdır. Adam evlâdının bu kadar düşmesi acınacak bir haldir şüphesiz.

Amma cana kıymaların asıl sebebi bu da değildir. Gerçi bu arada, cemiyetin vicdanını yırtan kan akıtma delilerine biçilmiş cezaların azlığı da cüret arttırıcı bir serum tesiri yapıyor.

Geçen yıl bir Anadolu ilçesinde, genç bir köy öğretmenini dağa kaçıran ve on tane haydutun tasallutuna terk eden bir karı kocanın aldığı cezayı hep biliyoruz. 12 yıl hapis. Hem de ortasında ve sonunda af ümitleri dolaşan bir hapis. Fakat her şeye rağmen bu alçakça cinayetlerde yere sermeye mecbur olduğumuz şey, katilden önce, hâlâ sırtını yere getiremediğimiz cehalet devidir. Yapılacak bir istatistik gösterecektir ki, başları bilgi ile donatılmış insanların elinden bu kabil bir cinayet çıkmasını, -müstesnalar hariç- mümkün değildir. Bu memlekette “garp, garp” diye bağırırken, asla güzel geleneklerimize veda etmek kastımız yoktur. Fakat cehaletin devini yere sermek için kendimizi garptan gelme bilgilerle cihazlamak, çeşitli bilgilerin insanı meşgul eden o bin renkli dünyasına dalmak için çalışmalıyız. Kendisinden ayrılan karısından başka, fikrî hiçbir teselli meşgalesi bulunmayan bomboş ve tam takır insanlar, eğer irfanın vicdanına gıda olan o aziz serpintilerinden mahrumsalar, boşlukta açıkça sallanan elleriyle öldürücü bir aleti kavrayacak ve pek tabii olarak da sabit fikirlerinin hükmüne uyacaklardır.

Cinayetten önce cehaletin şerrine lânet!


Şardağ, R. (1951, Mayıs 18). Şehrin İçinden / Asıl Dev. Yeni Asır, s. 3. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın