Bugünkü miting

Bugün yine sizinle konuşmak fırsatını bana veren genç arkadaşlarım, yaşayın!

Bugün bütün parti mümessillerini, kısaca bütün İzmirliyi ve bütün memleketi peşinizde görmektesiniz. Moskoflarla birkaç kerre savaşmış olan iki büklüm ihtiyarla, saçı bitmemiş yetim, bugün ruhça, gönülce size yakındır.

Acemoğlu’nun Çaldıran tokatına rağmen rüşte ermeyen bazı fikir softaları ve Tahran’da çöreklenmiş Sovyet azmanı komünistlerle Türkiye’deki gizli komünist mikropları bugünkü mitinginizde imanlı göğsünüze çarpacak, bir kere daha helâk olacaklar. On iki bin senedir devam eden milliyet selinin ve vatan sevgisinin cuşa getirdiği göğsünüzde soluk eksilmesin; vatansever bakışlarınızda fer azalmasın; Tanrımdan bunu dilerim. Genç arkadaşlarım, komünistin bu memlekette henüz bir tarifi yapılmış değildir. En acı tarafımız bu! Bir zamanlar, başı secdeden kalkmayan, günde beş defa Allahına hamd eden mareşalimizi de bu suçla kirletmeye çalışan insaf ve iz’an yoksulluğunu henüz unutmuş değiliz. Her beğenmediğimiz fikir komünist değildir. Bu memlekette gerçek milliyetçi, asırlardan beri kahırdan kahıra uğratılmış olan köylünün ve müstahsil işçinin müdafii olmakla asla komünist damgasını yememelidir. Fakat asıl komünistler yumuşak dil ve çok zaman sempatik bir girginlikle, kasıtlı değilse eğer, mutlaka avanak olan muhitlere, hattâ gazete idarehanelerine, istihsal müesseselerine, devlet mekanizması arasına karışanlardır. Onları dikkatli davranarak en nazik ve habersiz anlarında Allahsız, anarşist, yıkıcı, karıştırıcı, vatansız hüviyetleri ile meydana çıkarabilirsiniz. Her mitinginize başlarken evvelâ şuna inanmalısınız: Türkiye’de komünizm yaşayamaz. Neden mi? Gayet açık! Çünkü bütün mensupları karanlıkta sinmeye mahkûmdurlar. Eğer onlarda bir fikrin insana kuvvet olan iman ateşi bulunsaydı, felsefe ve akideleri kanun dışı edilmesine rağmen fütursuz ortaya çıkmaktan, her idealiste nasip olan namuslu bir açıklık ve cesaretle görüşlerini haykırmaktan çekinmezlerdi. Komünizmden korkmayacağız; çünkü o bir fikir değildir. Zira bir fikri çekinmeden müdafaa etmek için hiçbir şey engel olmamalıdır. Hürriyet fikrinin mert alemdarı Namık Kemal yanında, bizdeki komünistlerin kaypak, ödlek ve telifçi gayretlerine baksanıza! Komünistlerden korkmıyacağız; çünkü tarih felsefesi gibi bazı telâkkilerini bütün ilim dünyasının kabul ettiği Marksizmle bugünkü komünizm arasında en azından beyazla siyah farkı vardır. Komünizm ve Bolşevizmden korkmayacağız; çünkü bir karış toprağı için silâha sarılacak kadar toprak sevgisini mistikleştirmiş olan bu milletten onlar, Kars, Ardahan gibi iki vilâyet isteyecek kadar az zeki, haydi doğrusunu söyliyelim, hafiftirler. Fakat onlar da bunu bildikleri için bilhassa yerli ajanlarını karakter yoksulları arasından seçip en müessir köşelere sıkıştırmaya çalışmaktadırlar. Elden geldiği kadar milliyetçi, vatansever, hamiyetperver, hele bilhassa akıl ve kalem hocası olurlar. Civa gibi avucunuzdan, kuş gibi fikir namlumuzun ucundan kaçarlar, yakalayamazsınız. Hatta bazen kendi adlarından kendileri bile korkar, müstear isimler ardında gizlenirler. Kâh bu partiye girip ötekini yere sermeye, kâh öbürüne dalıp berikini yıkmaya çalışır, sonra da olan bitenlere yaptıklarının faizi ile birlikte gülüp geçerler. Türkiye’de ben komünistim diyen komünistin kanunlarımıza göre cezası yoktur. Taşıdıkları fikir şahıslarına raci veya zahir oldukça mesele yoktur. Fakat bu memlekette sureti haktan görünüp, her türlü fikrin müdafaasını taktik icabı üzerine almaktan utanmayan namus yoksulu komünistler var ki genç arkadaşlarım bütün zekânızı bunlar üzerinde toplayın! Onlara hâlâ ahmakça faydalanmak yolunu tutanları demirden ikazınızın hışmına uğratın!


Şardağ, R. (1952, Mart 16). Günübirlik/Bugünkü miting. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın