
İzmir’in pek yakından, fakat ne yazık ki içkili gazinolarda ud icra eden bir çalgıcı olarak tanıdığı Kasabalı‘yı geçen gün bin cefa ile yetiştirdikleri radyo sanatkârları arasında bir kere daha fedakarlık heykeli gibi yükselmiş buldum. Şu bizim fakir kurulup fakirane devam eden radyomuzun ilk çalışma günlerinde onu bir kışlık gazinoda keşfetmiş olmanın hazzını ömrüm oldukça unutmayacağım. Radyomuzun temel direklerinden biri olan sevgili üstadım Ahmet Aksoy’un haklı işareti de eklenince Kasabalı radyomuzda en esaslı yerini aldı. Sokakta akort yapılan günlerden bu tarafa doğru İzmir radyosunun her takındığı veçhede, her kaydettiği merhalede kırılıp dökülmez, miadı dolmaz demirbaşların başında, o geliyor. Radyomuzun netekim bugünkü devlet idaresinde de, dirayet ve yaşının üstünde bir vukuf taşıyan kardeşim Ümit Demiriz ona lâyık olduğu ehemmiyetli mevkiyi vermiş bulunuyor.
Kasabalı kimdir? Bir ressam olsaydım, koltuğunda hurdahaş olmuş çantası, elliyi mütecaviz yaşına, biraz göbek bağlamış tombulca vücuduna rağmen enerjisinden geçilmeyen bu adamın dış cephesinden çok, iç dünyasıyla alakadar olurdum.
Bu koskoca adamı çocuk gibi masum kılan naif dünya ne kadar üstü örtük ve ne kadar hicabın perdesi ile kapalıdır. Düşünün, Turgutlu’da kendi kendini yetiştiren bu hisli adam, bugün plaktan bir defa işittiğini notaya alacak kadar ince, sezişli ve kavrayışlıdır. Rahmetli hocamız Rakım Elkutlu en sonunda eserlerini onun notaya almasını uygun görmüş ve bütün kalbi ile ona bağlanmıştır. Sanata otuz beş senesini veren, bu kadar yüklü bir adamdan sormazsanız zor cevap alırsınız. Öyle susmuş, bilinmez hangi günü bekleyerek maverai bir feryada kadar da susmayı tercih etmiştir. Kasabalı Mehmet’i her akşam pek mütevazi udu ile dinlerken unutmayın ki radyomuzdaki fasıl musikisi, solist çalışmaları, repertuar zenginliği ondan fışkırmaktadır. Bol imkânlar içinde birinci olmaktansa, hiçlik içinde ikinci gelmek daha aziz değil midir? O nasıl sussun? Neden böyle zaman zaman iyilik timsali bir melek gibi gülsün de başka hiçbir hareket eseri göstermesin? Mümkün mü?
Öyle sanıyorum ki onun benden dahi sakladığı içerisine ait zengin alem, büyük muammasını mahşere kadar sürdürecektir.
Şardağ, R. (1952, Haziran 11). Günübirlik/Kasabalı Mehmet. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

