
Sevgili İzmir’in küçük, fakat canlı radyosu, nihayet devletçe yeni bir müdür tayini suretiyle gerçek hüviyetine kavuştu. Düne kadar başındaki müdürün ehliyetsizliği, bu işteki ihtisas yoksulluğu başta gelmek üzere, bir takım mahrumiyetler sebebi ile kör topal giden radyomuzun bundan böyle aksaksız çalışacağına ve geçmiş hatalara düşmeden bir tekâmül merhalesi katedeceğine inanıyorum. Siyasi konuşmaların başlamasıyla inşallah fikir bakımından daha da gelişecek olan İzmir radyosunun başından, çileli geçmiş beş ay idrak eden bir kimse olarak, İzmirli hemşerilerime karşı başarılı bir hizmette bulunamayışımın elemini duymuyor değilim.
Şüphe yok ki, tek bir oda içinde, olgun ve gün görmüş bir bekçi olan Ali Efendi ile, iki genç arkadaşın yardımına, daha çok, İzmirli münevverlerden bazılarının gayretli alakalarına dayanarak yaptığımız neşriyatın kusurlu tarafları bir çok imkansızlıklardan ileri geliyordu. Bu radyonun kapısına bir gün gelip te sokakta akort yapıldığını gören, radyo müdürünün usûl vurarak eleman imtihan ettiğini bilenler, yukarıda sözünü ettiğimiz imkânsızlıkları bileceklerdir. Bununla beraber yeni radyo binasıyla beraber, onun muvakkat müdürü gibi fahri çalışmak üzere hocalar derse başlamış, nota, meşk, usûl dersleri konmuş, imtihan heyeti – yine fahri tarafından- kurulmuştur. Yüzde yirmi nispetinde paraya, yüzde seksen nispetinde, tatlı dil, sevgi ve sanatkar fedakarlığına dayanan bu çalışmaların, o zamanki müdürünün dahi gözünden kaçmayan noksanları muhakkak ki düzeltilecektir. Şimdi, kalemimizle radyoya hizmet ederek, onun tekamülünü fırsat buldukça İzmirli aziz hemşehrilere duyurmaya çalışmak bütün yazarların vazifesi oluyor.
Dün kendi kendimi müdafaa edemezken (şüphe yok, müdafaa edebilir tarafım pek yoktu gerçe) bugün, bir nokta, sadece bir noktayı açıklamak, beni ferahlatacak sanırım. Bana hücum etmek için bir nüsha çıkıp batan bir iki varakparede okuduğum tenkitlerden dahi, haklı iseler faydalanmaya çalışacakken tiksinmiştim. Ben ehil olmayanları okutuyormuşum. İzmir’de radyoya baş vurup da, radyoda seans alanlardan daha kıymetli olduğu halde reddedilen bir kimse varsa, bu iddiasını salahiyetli bir heyet huzurunda ispat ederse bu dünyada yegane mülkiyetim bulunan şerefimden istifaya hazırım. Beni sanat tenkitlerimle tanıyanlar iyi bilir ki hatır ve gönül hokkasına banarak inanmadığım şeyler üzerinde yazı yazacak kıratta adam değilimdir.
Hakkımda ve faaliyetlerim için yapılan diğer tenkitlerin pek çoğu, muhakkak ki doğru ve samimi şeylerdi. Ama onların hakkından gelebilmek için ne çare ki gücüm ve ehliyetim elvermemiştir.
Şimdi yükselmesi için gönlümü verircesine iyi temennilerde bulunduğum İzmir radyosunun yeni idarecisini desteklemek vazifesi sade benim değil, hepimizin üzerine düşen bir borç oluyor. Tanrıdan haleflerimize başarılar umarım.
Şardağ, R. (1952, Eylül 3). Günübirlik/Radyomuz. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

