
Sen de göçtün koca hekim! Pek az zaman ferah, fakat çok defa hoyrat esen hayat rüzgârı, seni de yele verdi demek. Ama ölüm acısının dünyada çektiğimiz öldürmeyen acılardan tek farkı, artık sahibine bir şeyler duyurmaması değil midir? Sen, dudağında insaniyete şefkatle bakan son gülüş, bizi terk ettiğin andan beri sanırım ki en yakınlarınla birlikte bütün cemiyetimiz hüzünlüdür. Türk köyüne kadar sihirbâz bir devâ gibi girerek popülarite kazanan aziz adın her dem dilde tekellüm edilen bir kıymetti. Sana hayat namına artık bir zerrecik bile bırakmayan felek, bize korkunç bir boşluk bıraktı. En somurtkan konuşmaları, birden bire büyüleyen bir neşeydin. “Mazhar Osman” sözüne tahlisiye simidi gibi sarıldıkça adeta “def’i gam” eylerdik. Gülmesini yitirmiş olan halk kütleleri, adından gelen bir hikmetle gülerlerdi. Bıraktığın boşluğa kim bilir daha kaç yılı yeis dolu bakacağız. “Yirminci asrın yirmi dört saat bile sürmeyen ölüm acısı” içinde senin gibi matemini sürdüregidenler çok değildir üstad!
Üstad dedim ama, zamanımızda her fâni ismin başına beşlik simit gibi rahatça yerleşen bu kelime, sen kaçsan da ardından koşar. Eklektik insanların, her kitabın birkaç yaprağından birkaç satır sızdırarak soysuzlaştırdığı kültürü, hayatı kavrayan bir öz halinde sende bulmak mümkündü. Durgun tavrının sathı altında gizlenen delişmen mizacını bir baba dostunun aracılığı ile yakından tanımıştım. Senin bulunduğun mecliste, fikir denen yetişmesi çetin ağacın meyvelerini dalından kopmuş, ağzıma düşer bir halde bulmuştum. Hoca Nasrettin diye bir daha hatırlarım: İnsanlığa karşı duyduğu büyük merhamet yüzünden yarattığı fıkraları sarî bir kahkaha halinde asırlara hükmetmiştir. Henüz yaşadığı devirde efsaneleştiğine bakılırsa, Mazhar Osman adlı bir yüce kıymet daha bu kubbede baki kalacak. Bakırköy yolcularından daha ziyade dünya yüzünde akıl sürten gerçek delilere karşı duyduğun merhamet unutulur şey değildir koca Hekim!
Şardağ, R. (1952, Eylül 4). Günübirlik/Mazhar Osman. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

