Allah kimseye gücünden fazla görev yüklemez

Erkek, kadın fakir ve de zengin kullarım, bilin;
Arzum değil, ağır yüke katlanmanız sizin
Her neyse güç, kulumda, orantıyla yüklerim
Bin nimetin sonunda da bir kulluk isterim
Gözlerde bir yakarma, gönüller dönük bana
Ak bir yürekle secdeye varmak yeter bana
Emretmişim, fakat, koşul uymazsa gam nedir?
Mantık, akıl ve merhamet İslâm’da gizlidir
Annen, baban, koyar mı düşün, zorda hiç seni,
Şefkatli kim yarattı baban, yahut anneni.

Herkes koşullarile, gücüncek taşır yükü
Af etme, sevme, yargılamaktır O’nun özü.

Allah diyor ki, kimseyi koymam yük altına, 
Kur’an dayanmıyor kula yüklenme kastına
Kullar ne güçte, hangi koşullarda, izlerim
En puslu, zor zamanları önden sezinlerim.
Her türlü ibadetin özü en saf niyettedir
Şefkat, esirgemek, acımak vasfı bendedir
Her güçlü kuldan isterim elbette kulluğu, 
En güçsüzün içinde gezinsin adım, yeter!
En mutlu ortamında unuttunsa sen beni, 
Allah zor anlarında bütün rahmetin keser. 

Allah diyor ki, kimseyi koymam yük altına
Kur’an dayanmıyor, kula yüklenme kastına 

(5 Ayet)

⭐ “Allah kişiye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara Sûresi, Âyet: 286)

⭐ “…Allah dileseydi, sizi zora sokardı.” (Bakar Sûresi, Âyet: 220)

⭐ “Allah insanın zaif olduğunu bildiği sizlerden yükü hafifletmek ister.” (Nîsâ Sûresi, Âyet: 28)

⭐ “İnanan ve yararlı iş işleyenler -ki kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz- işte onlar cennetliktirler.” (Â’râf Sûresi, Âyet: 42)

⭐ “Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçekleri söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.” (Mü’minûn Sûresi, Âyet: 62)

Davud: “Param bitince Tanrı canımı alsın!.”

Halife Harunurreşid değerli kadısı Ebû Yûsuf’la zamanın yücelerinden Davud’un yanına vardılar, onunla tatlı tatlı sohbet ettiler. Halife ayrılırken Davud’a bir kese altın uzattı, O: 

– Almam, dedi param var. Evimi sattım, yavaş yavaş harcıyorum. Zaten Tanrı’ya da yalvardım para bitince benim canımı alsın. Şu boğaz için kimseye el açmıyayım. Oradan ayrıldıktan sonra Ebû Yûsuf adamlarını saldı Davud’un ne kadar parası kaldığını, günlük masrafınını ne olduğunu öğrendi. Sonra birgün Ebû Yûsuf dedi ki: 

– Tamam. Davud bugün Allah’ın rahmetine kavuştu. Gidip vardıkları zaman gerçekten Davud’u ölmüş buldular. Ebû Yûsuf durumu şöyle açıkladı: 

-Eldeki parasını ve günlük masrafını öğrenmiştim. Eldeki parasını günlük masrafına böldüm ve daha kaç gün bu parayla yaşayacağını hesapladım. Tanrı’dan parası bitince canını almasını istemişti. O, yüce bir kişidir. Allah onun ricasını kırmaz. İşte kırmadı da..

İslâm büyükleri diyor ki: 

İki söz vardır ki pek doğrudur: Haris mahrumdur, haset edense gamlı… (Malik bin Umr)

Sahibine zillet ve inkisar getiren günah, sahinibi gurur ve kibire düşüren ibâdetten hayırlıdır. (İbni Ataî)

Ey etrafında toplanan kullara ve kuvvet sahiplerine tapanlar, siz ne hal olacaksınız? Ağalara ve bölge sultanlarına ibadet edenler, sonunuzu düşününüz. (Abdülkadir Geylânî)

Işık ve karanlık dünyası senin içindir ey insanoğlu… Senin mihrabın olan bu beşiğin sallanması, seni yürüdüğün yolda daha hoş uyutmak içindir. (Nizâmî)


Şardağ, R. (1968, Aralık 3). Allah diyor ki: 12 / Allah kimseye gücünden fazla görev yüklemez. Demokrat İzmir, s. 5. 


Gazete kupürlerine ulaşmamızı sağlayan sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın