Allah’ın evi mescide dünya ve siyaset girmez

(İnsan, bir iş için, yanına girdiği bir Genel Müdür’e veya bir Bakan’a, akşam evinde çalı fasulyesi yediğinden söz eder mi? Son zamanlarda Allah’ın evi olan camilerimizde dergi satışları, konferans propagandaları yapılmakta, bazı din adamlarımız bazı siyasi renkli derneklerin düzenlediği “muhteşem namazlara” “tel’in namazları”na dur diyememektedir. Camilerimizde komünistlik, milliyetçilik nutukları atılmaktadır. Siyasetin dine, dinin siyasete karışmasını Anayasamızın yasakladığı bir yana Tanrı evindeki bu halimiz namazın kutsal amacına, Kur’ân’a İslâm’a aykırıdır.)

Kaldıkça güçlü, kıl demiştim beş vakit namazı
Şartlar güvensiz oldu mu, terket, bırak biraz
Allah’a kulluğun özü, mescitte başbaşa
Pişman, utançlı hisle bırakmak bu evreni
Hakk’ın yanında bulmalı insan ta kendini
Vicdan ezikli, gözlerin ıslak, içinde aşk
Dünya denen o çirkefe bir son verilmeli
Bilmem ki kim, nasıl sokuyor kavga mescide?
Camide birlik olma dururken, siyasete
Tel’in namazlarıyla bulaşmak ayıp size!
Hergün dışarda hep işiniz kavga, iftira:
Hakk’ın evinde bitmeli artık bu pis riya!
Dünyaya ait en küçücük bir konuşmaya
Kullar, imam, cemaatim asla yanaşmaya

⭐ 

Allah sever, yavaş ve gönülden anılmayı
Sessiz ve gösterişsiz olan bağlanılmayı.

⭐ 

Boynun bükük, hatırla sabah vakti Tanrı’nı
Bil O’nca başkadır sabah, akşam namazları
Gün doğmamış, ya bitmiş olan an, yürek temiz,
Pişman, beyaz ve gurursuz, güzelsiniz
Allah evinde kopmalı artı acun bağı
Silk, at dışarda sen, politik davranışları
Bin parti olsanız, yine saflarda birsiniz
Nerden de çıktı ortaya tel’in namazları?
Birdir namaz, onun olamaz “ihtişam”lısı
Camide, evde, bahçede kıl, yok ki ayrısı.
Allah evinde, yeryüzü susmuş değil midir?
Dünya girer mi mescide, ey din adamları?

⭐ 

Boynun bükük, hatırla sabah vakti Tanrı’nı
Bil O’nca başkadır; sabah, akşam namazları. 

İslâm büyükleri diyor ki: 

⭐ “Dünya öyle bir yerdir ki, seni bir gün güldürecek olsa, ertesi gün hemen ağlatır. Ona aldanarak suç işlemede haddini aşan ne kadar insan vardır ki, sonun onlara ters yüz göstermiş, bıçağını bileyip öcalmak için üzerlerine atılmıştır. Bil ki onun felâketleri ansızın gelir… Zaman biraz uzasa ve talih yüzünden yavaşlasa da.” (Hariri)

⭐ “İnsan varlıklar içinde Tanrı’nın bütün sıfatlarına mazhar olan yegâne varlıktır ve insan düşünceden ibarettir. Geri kalanı et ve kemik.” (Mevlânâ)

⭐ “İnsan için üç mertebe vardır: Nefs, kalb, Ruh. Bedenlerinin tutsağı kimseler, nefs derecesinde olanlardır. Bunlar genellikle aklın en aşağı katmanında olup; incelikleri inkâr eder, Hakk’ı ve sıfatları tanımazlar. Kalb ehlinin akılları Hakk’ın âyetlerini anlar, Tanrısal işleri görürler. İç ve dış plânlarda Tanrısal isim ve sıfatların belirtisini sezen ruh mertebelerindekiler ise, murakabeye erişenlerdir. Bunlar halkı Hakk’ın, Hakk’ı da halkın aynası görürler.” (Muhiddin Arabî)

⭐ “Ulu Tanrı, bütün gayp gömülerini, insan denilen yaratıkta gizlemiştir. Yüksek, alçak, göksel ve acunsal hiç bir şey insanın dışında değildir.” (Sultan Veled)

⭐ “Ey Tanrı’nın kitabının nüshası olan sen! Ey şahların güzelliğinin aynası olan sen… Âlemde senin dışında bir şey yoktur, her istediğini kendinde ara, çün her şey sensin.” (Mevlânâ)

⭐ “Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtulur. İnsanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı. (Mevlânâ)


Şardağ, R. (1968, Aralık 13). Allah diyor ki: 22 / Allah’ın evi mescide dünya ve siyaset girmez. Demokrat İzmir, s. 5. 


Gazete kupürlerine ulaşmamızı sağlayan sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın