Allah ve Kur’an dışı uydurulanlara inanmayın

Kutsal kitap ışıtmada, her türlü güçlüğü
Üç elçi, üç kitapla sunar, üç güzel gülü
Kur’anı usca bul, neden üstün tutarmışım?
Kur’anda her sorun bulunur, her çeşit akım
İnsanlığın yarınları Kur’anda saklıdır
Allah, kitap ve elçi yeterken ya siz, niçin
Allah’tan özge şeyleri hak bellemişsiniz?
Annen, baban, hocan ve imam belki ters bilir
Kur’an, ışıklı tek kılavuzdur; eğil, oku!
Gelsin cehaletin, büyünün, batılın sonu.

Kutsal kitap ışıtmada her türlü güçlüğü
Üç elçi, üç kitapla suna, üç güzel gülü

***

⭐ “Onlardan okuyup yazması olmayanlardan kitabı değil, yalnız bir takım kuruntuları bilen eylemlerini bu kuruntulara uyduranlar var. Onlar salt kendi yanlış sanılarının karanlığı içindeler. Vay kitabı elleriyle yazıp sonra da onu az bir çıkarla, değerle değiştirmek için, ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere! Vay elleriyle yazın uydurduklarına! Vay, bu yüzden sağladıkları kazançlara!” (Bakara Sûresi, Âyet: 78-79)

⭐ “Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen boğulmuş, birbirine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvanların yediği, hayvan etleri eğer canları çıkmadan önce davranıp kesmemişseniz, size yasak. Dikili taşlar üzerinde boğazlananlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size yasak edildi. Bunlar bozgunculuktur, sapıklıktır.” (Maide Sûresi, Âyet: 3)

⭐ “Söyle, sığınırım de: düğümlerin üstüne düğüm yapıp nefes eden üfürükçülerden Allah’a sığınırım de.” (Felâk Sûresi, Âyet: 4)

Hazreti Mevlânâ’nın münacaatından

Ey bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarıyla muttasıf olup, ortağı, benzeri ve yardımcısı bulunmayan Tanrı!… Hata ve günahların içine düşmüşüm, elimi tut, beni kaldır ve yaptığım hataları lütuf ve fazlınla bağışla. 

Yarabbi!… Dua sendendir, dua etmeyi kalbe getiren de sensin. O duanın kabul ve icabeti de sendendir. Emniyet senden olduğu gibi, korku da sendendir. Bazen kulunu hoş tutar, emin eylersin, bazen de celâl ve azametle tecelli edip, korku ve dehşet içerisinde bırakırsın. 

Ey evreni yaradan!… Kasvet tutmuş ve taş gibi katılaşmış kalbimizi, mum gibi yumuşak ve iniltiyle feryadımızı hoş eyle ki rahmetini celbetsin. 

Yarabbi!… Şeytanın ilka ettiği fısk ve fücur girdabına düşmüşüz. Elimizi tut ve bizi bizden satın al; nefs ve şeytanın kölesi haline geldik; bizi satın al, kurtar. Senin azametini görmeye engel olan cehalet ve kasvet perdelerini kaldır. Bizim de perdemizi yırtma, huzurunda ve halk arasında rüsva etme ve utandırma!

ey gerçek şahımız ve mürebbimiz olan Allah, kendimizi ve kendi rüsvâlığımızı gördük. Artık bizi sınava tabi tutma. Güzellik ve olgunlukta had ve sonun yoktur. Bizim de eğrilikte ve delâlette sonumuz yoktur. Kendi hudutsuzluğunu ve sonsuz olan kerâmetini bir avuç elim kimselerin hadsiz eğriliklerine havale et. 


Şardağ, R. (1968, Aralık 14). Allah diyor ki: 23 / Allah ve Kur’an dışı uydurulanlara inanmayın. Demokrat İzmir, s. 5. 


Gazete kupürlerine ulaşmamızı sağlayan sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın