
Allah adıyla uyduruyorlar; haram, helâl
Bitsin bu yetkisizce yorumlar; ayıp bu hâl!
Lûtfetti Tanrı evreni sevgiyle kullara
Tez kaç yalancıdan, inanıp durma bâtıla
Neymiş helâl, haram size; çizdim sınırları
Sırtında kalmasın kulumun, milletin malı
Herşey haram olaydı, lüzum yoktu doğmana
En az kusurla dönmeye bak, ey kulum, bana
Mahşerde ayrı lûtfederim, türlü nimeti
Kur’ân’ı us’la aç, oku; öğren yasakları
Cahilce bozma, örtme sakın Tanrı farzını
⭐
Allah adıyla uyduruyorlar; haram helâl
Bitsin bu yetkisizce yorumlar; ayıp bu hâl!
(3 âyet)
⭐ Dilimiz bir kez yalana alışmış; her şeye: “Yok şu haram, yok bu helâl” demeyin. Demeyin ki, Allah katında yalancılık etmiş olursunuz. Allah’a karşı bu yalanları düzenler, hiç şüphe etmesinler, mutlu olamayacaklardır.” (Nahl Sûresi, Âyet: 11)
⭐ “Allah size, ancak leşi, kanı, domuz etini ve Tanrı’dan başkası adına kesilenleri yasakladı. Darda ve zorunlukta bulunan kimse aşırı gitmemek ve başkasının hakkına el sürmemek üzere bu yasağın dışında tutulmuştur.” (Nahl Sûresi, Âyet: 115)
⭐ “Kitap verilenlerin yemeği (Hıristiyan ve Musevi) size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan, özgürlük ve karar verebilme yeterliğine sahip kadınları, zina etmemek, gizli dost tutmamak şartıyla başlıklarını vererek almanız size helâldir.” (Mâide Sûresi, Âyet: 5)
İslâm büyükleri diyor ki:
⭐ Nefis, önünde el pençe divan duranı, zelîl ve perişan eder. (Abdülkadir Geylânî)
⭐ İnsanlara, sözünle ve işinle öğüt ver. (Hasanı Basrî)
⭐ İffetini korumayan, onu kaybeder. (Abdülkadir Geylânî)
⭐ Tanrı, dünyalık sahiplerini çok kere zelîl etti; bir şeye sahipken bir pula muhtaç kıldı. Nimet içinde yüzdükleri halde çaresiz kaldılar, dipdiri yaşarkan ölüp gittiler. Nasıl öldüklerine kimsenin aklı ermedi. (Abdülkadir Geylânî)
Şardağ, R. (1968, Aralık 18). Allah diyor ki: 27 / Her şeyi haram yapan işgüzarlar. Demokrat İzmir, s. 5.
Gazete kupürlerine ulaşmamızı sağlayan sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

