Stalin‘den sonra Çekoslovak Cumhurbaşkanı da bir kriz neticesi ölmüş. Yeni Sovyet devlet başkanının da ayrıca kalp hastalığına müptela olması sulh arzusu içinde kıvranan dünya vatandaşlarını nerdeyse sevinçten hoplatacak. “Efendim, meseleleri şahıslara bağlarsak beyhude yere ümitleniriz” diye söze başlayacak bir mantık sahibinin belki de hakkı vardır. Fakat tarihin mel’un istibdatları -hangi isim ve rejim adı altında toplanırsa toplansın- bir şefe veya şeflere bağlı kaldıkça, hayr-ı âlâ ve şerr-i âlâ hep o tek insan oldukça milletlerin ciğerleri ancak bu ölümlerin ardından kısmen veya tamamen teneffüs edebilmiştir. Virjil Eneid‘inde hasım taraf için, “Ey Tanrılar Tanrısı” der; “Düşmanlarımızın bütün başındakileri takımlarıyla helâk et!”. Tarihte milletin sevgisinden değil, kininden kuvvet alarak iktidarını zorla kabul ettiren nice sayısız müstebit, bir defa baştan ayrılır ayrılmaz, o milletin baştan kara ettiği az mı görülmüştür?
Düşünün; insanoğlu gül gibi evlâtlarını hürriyet uğruna asırlar boyu toprağa versin ve uşakça yaşamak yerine insanca yaşamayı bin cefadan sonra elde etsin de sonra kalksın bütün beşerî tekâmülünü kör bir sınıf diktatoryasının ve zalim şeflerin ayağı ucuna sersin. Çeşitli harpler, içtimaî adaletsizlik örnekleriyle hâlâ yarasını saramamış olan dünyamızın içine, bir mikrop gibi sinerek fırsatlardan ve hodbinliklerimizden faydalanan komünizm vebasından kurtulmak için beşeriyet galiba son kestirme yoldan gitmek arzusundadır. Her devrilen başla beraber ayak uçlarında belirecek bir tefessüh ihtimali bilhassa şu son günlerde esir milletlerin yegâne kurtuluş borusudur. Çilesi bitmeyen demokrasi cephesini, karşı tarafta toptan icra edilecek billi cenaze merasimleri rahatlatacağa benziyor.
Şardağ, R. (1953, Mart 18). Günübirlik/Çorap söküğü. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

