Musikimize ait pratik bilgi

Sevgili okuyucularımıza musikimize ait bazı bilgileri sütünumuzun müsaadesi nisbetinde arzetmeyi faydalı bulmuştuk. 

Bundan evvel “makam ve usûller” hakkında bazı malûmat vermiştik. Bugün de eserler hakkında pratik malûmat vereceğiz. 

Türk musikisinde “Peşrev”, “Kâr”, “Beste”, “Ağır semai”, “Yürük semai”, “Şarkı”, “Türkü”, “Divan” ve “Saz semaisi” olarak belli başlı dokuz nevi eser vardır. 

Peşrev
Ekseriya fasıldan evvel ve okuyucuyu, çalınacak makamın havasına hazırlamak için yalnız sazların çaldığı bir musiki eseridir. 

Kâr
En büyük söz eseridir. Klâsik fasılda yeri peşreveden sonra ve besteden evveldir. Kârlar küçük büyük muhtelif usûllerde bestelenir. İçinde makam değişikliği bulunur. Dört veya beş kısımdan mürekkeptir. Başında ve sonunda terennüm denilen “tenenni” gibi kelimeler bulunur. Bu terennüm dediğimiz kelimeler daha ziyade saz çalmanın ayıp, günah telâkki edildiği sırada bir nevi aranağme olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. 

Beste
Bu kelimenin musikide iki manası vardır: Birincisi herhangi bir musiki eserinin nağmesine denir. Meselâ bir şarkının sözlerine “Güfte” seslerine de “Beste” dendiği gibi ikinci manası da Kâr’dan sonra en büyük musiki eseridir. Eski divan şairlerinin şiirlerinden seçilmiş güftelerle yapılan büyük usûllü musiki eseridir. İçinde terennüm bulunur ve her klâsik fasılda ekseriya iki beste bulunur. Bir makamdan muhtelif besteciler ayrı ayrı besteleri de ekseriya mevcuttur. Bilhassa “Hicaz”, “Uşşak” ve emsali zengin makamlardan ayrı ayrı bestecilerin muhtelif besteleri vardır. 

Ağır Semai
Beste’den sonra okunan ve ekseriya “Ağır semai” usûlünde bestelendiği için adına “Ağır semai” denilen eserlerdir. 

Yürük Semai
Klâsik fasılların son söz eseri olup “Yürük semai” usûlünde bestelendiği için bu ismi almıştır. Gerek Ağır semai ve gerekse Yürük semailerde bestelerde olduğu gibi terennüm vardır. 

Şarkı
Söz eserlerimiz arasına sonradan girmiş bulunan bu tip eserlerin bestelenmesine aşağı yukarı yüz seneden beri başlanmıştır. Ekserisi dört satırlık güfte üzerine yazılan bu nevi eserler fasıllarda Ağır Semailerden sonra okunur ve evvelâ Ağır Aksak usûlünde olanlar evvel okunup sonra Aksak, Devr-i Hindi, Sengin Semai vesair usûller ile bestelenerek okunur ve en sonra Curcuna usûlündeki şarkılar okunup Yürük Semai de okunduktan sonra Saz Semaisi ile fasla nihayet verilir. 

Saz Semai
Bu tip eserler “Aksak semai” usûlünde ve dört bölümden ibaret ve dördüncü bölümü diğerlerine nazaran daha oynak saz eseridir. Fasılda en sonda çalınır.

Türkü
Daha ziyade halk dilinde yer almış ve muayyen bir hadisenin tasvirini yapan birçok beyitleri olan bir söz eseridir. 

Divan
Eski devirde “Semai kahveleri” namıyla maruf ve devrin saz şairlerinin toplandığı yerlerde ve saz şairleri tarafından bestelenen uzun güfteli bir nevi şarkıdır Bunlardan başka “Sirto”, “Longa” gibi saz eserleri “Semai” gibi söz eserleri varsa da bunlar mevcut musiki eserlerimizin azınlığını teşkil ettiğinden bahsedilmemiştir. 


Şardağ, R. (1953, Mart 30). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Musikimize ait pratik bilgi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Musikimize ait pratik bilgi” için bir yorum

Yorum bırakın