Bir boyacı türküsüdür sardı İstanbul’u.. Bilhassa İstanbul’un Beyoğlu salonlarında sabahtan akşama kadar çalınan bu türkü kâfi gelmiyormuş gibi, telefonlarla da konu komşuya dinletilmektedir. Nedir bu türkü? Besteleyen kim? Nerenin malı? Plâkçılara sorarsanız, Edirne’nin halk türküsü. Hakiki folklorcuya sorarsanız, folklorun yüz karası. Bize sorarsanız Sulukule’nin evlerimizin temiz havasına üflediği göbek havasıdır.
Parası çok, aklı kıt hovardalar geceleri meyhanelerde, yedikleri para, içtikleri içki ile doymazlar, gece yarısından sonra Sulukule’nin çingene evlerinde sabahlamaya giderler ve oranın açık göz sakinleri de tabanı çatlak çingene kızlarını bu Beyoğlu artıkları önünde oynatarak ceplerinde kalmış ve bedava kazanılmış paraların bakiyelerini beher göbek atmayı en az bir kaç liraya getirerek çekip alırlar. İşte bu zevk geri tepmesinin melodisi Boyacı’nın bayağı nağmeleridir.
Sandığına vurulayım boyacı,
Bu gece yorgunum boyacı…
diyen şehvetli nağmeler, şimdi de evlerimize kadar girdi. Eğer doğru ise söylenen, Ankara radyosu, bu plağı yayınlamış bile. Biz buna ihtimal vermiyor ve üzerinde durmuyoruz. Bizim dikkatle üzerinde durmamız lazım gelen bir nokta vardır. Türkiye’de plâk yapmak, tıpkı eser yayınlamak gibi serbest ve yayınlandıktan sonra müstehcen olduğu anlaşılırsa savcılık tarafından toplattırılır. Fakat Cumhuriyet savcılıkları kadrosunda gayet tabii olarak bir müzik müşaviri olmadığı için bu gibi müstehcen eserler savcılığa ihbar edilmedikçe binlerce ve binlercesi memleketin her köşesine dağılırlar ve mini mini yavrularımızın bakir zevklerine kadar tesir ederler ve plâk kumpanyası da ceplerini doldurur.
Bu memlekette bu iş o kadar başı boştur ki, Ağrı isyanı devam ederken halk türküsü diye, “Vur Kürt uşağı vur namus günüdür” diye güfteli plâk yapılmış ve memleketin her tarafına dağıtılmıştı.
Artık bu kabil hareketlerin önüne geçmenin zamanı geldi, hatta çoktan geçti. İki akşam evvel “Boyacı” türküsü ile Şişli caddelerinde göbek atan tanınmış kimseleri gözümüzle gördük. Hiç olmazsa bundan sonra yapılacak plâkların konservatuvar gibi ilim müesseselerinin tetkikinden geçirmek ve ondan sonra plâklar intikaline müsaade etmek, bu mümkün olmazsa intişar eden plâğın günü gününe selâhiyetli zevat tarafından tetkikini sağlamaktır. Aksi halde bir kaç gün sonra bir de bilmem ne plâğını bekleyebiliriz.
Şardağ, R. (1953, Nisan 1). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / İstanbulu saran yeni bir şarkı: “Boyacı” türküsü. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

