
Geçen asrın en namlı Türk musikisi bestekarlarından Zekâî Dede, 1824 senesinde Eyüp’te, Cedit Ali Paşa mahallesinde dünyaya gelmiştir. Bu mahallenin imamı ve Eyüp Mektebi muallimi Süleyman Hikmet Efendi isminde bir zatın oğludur.
Eyüp mektebini bitirdikten sonra “Pepe Hoca” diye anlıan amcası Hafız Zühtü Efendi‘den hıfza çalışan Zekâî Efendi babasından yazı meşkine başlamış ve o zaman Eyüp’te ikamet eden “Bıyıklı Ali Efendi”den de medrese dersleri tahsil etmiştir. Bilahare hattat, musikişinas Mustafa İzzet Efendi’den de hususi surette yazı meşketmiştir. Bu suretle hem hattat ve hem de hafız olan Zekâî Efendi’nin musikiye karşı hevesi bu tarihlerde başlar. Musikide ilk hocası “Eyyübî Mehmet Bey“dir. Devamlı olarak dersine devam ettiği Mehmet Bey’den bir iki sene zarfında komple on küsur fasıl geçen Zekâî Efendi‘nin bu ders alma devresi içinde bazı ilâhiler ve ufak tefek şarkılar bestelemeye muvaffak olduğu da görülmüştür.
O zamanlarda Hafız Zekâî Efendi diye anılan merhumun musikide gösterdiği terakki ve ismi etrafında dolaşan sitayişkâr söylentiler, Hammamizade İsmail Dede‘nin kulağına kadar gitmiş ve bir gün Dede merhum, Eyyübî Mehmet Bey‘e, “Yeni çırakların varmış, pek methediyorlar. Gelecek hafta beraber getirsen de, dinlesek” diye izhar ettiği arzu üzerine Mehmet Bey, Hafız Zekâî Efendi ve diğer bir talebesini yanına alarak İsmail Dede’nin Ahırkapı’daki konağına götürmüş ve her iki talebesini büyük üstada el öptürerek taktim etmiştir.
Zekâî Efendi‘nin sesini ve okuyuş tavrını pek beğenen İsmail Dede, tecrübe yollu verdiği bir kaç meşkten sonra bu genç hafızın pek fevkalade bir istidada ve geçilen eserlerin nüshalarıyla ve bütün inceliklerle kavrayış kabiliyetine malik olduğunu görerek hayran olmuş ve kendisine; bir gün, “Oğlum artık bundan böyle hocan ile birlikte buraya meşke devam edebilirsin. Ancak haftada bir gün de ayrıca gelmeye vaktin müsait ise herhalde istifade edeceğini ümit ediyorum. Çünkü hocan Mehmet Bey daha musikinin orostopolluk taraflarını öğrenmedi.” diye iltifatlarda bulunmuş ve bu yüksek taktirin neticesi olarak da İsmail Dede‘nin feyz taşan rahlesinden bir sene kadar ders almak bahtiyarlığına erişmiştir.
1868 senesinde yani 44 yaşında iken Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi Osman Salahaddin Dede‘ye intisap ederek tarikate dahil olan Zekâî Efendi bir müddet sonra bu dergaha “Ayinhan” olmuş ve 1884 senesinde de Bahariye dergahı Kudumzenbaşılığına getirilerek kendisine merasimle “Dede” unvanı verilmiştir.
Zekâî Dede uhdesindeki Kudümzenbaşılık vazifesi ile Darüşşafaka’daki musiki muallimliğine ölünceye kadar fasılasız devam etti ve 19 Şubat 1898 tarihinde 75 yaşında vefat ederek Eyüp’te Kayseri dergahı civarındaki makrebeye (mezarlık) defnedildi.
Nur içinde yatsın…
Şardağ, R. (1953, Nisan 4). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Büyük bestecilerimizden Zekâi Dede. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

