İzmir’in yanık sesli solisti: Fikret Karahan

Bestelerin abidesi – Nazlı fakat az çalışan bir ses – Güzide Çelebi’den beklemediğimiz – “Nereden çıktın karşıma”

İzmir radyosunda bugün saat 21.00’de Fikret Karahan okuyacak. Bir hususi konserde söylediği şarkının son nağmelerini işitip hakkında müsbet bir hükme sahip olabildiğim bu kibar ve sevimli genci hemen radyomuza davet etmiştim. Bir zamanlar seyrek olarak, sonraları fasıl içinde devamlı olarak seanslara başlayan bu bilgili gencimizin eğer sesine mutlaka bir karakter uydurmak, yani bu sesi muhakkak bir şeye benzetmek lâzım gelirse ona yanık sesli demek doğru olur. Parlak, içli, vüs’atli, hisli sesler olabilir. Fakat yanık ses değimiz şey, sesin sathında değil, derinliğinde gizlenen bir renktir. Ekmeğin biraz kızarmışını tercih edenler çok olduğu gibi, sesin klâsik yanığına tutkun olan tiryakiler de pek çoktur. Onun hafif dalgalı, daha ziyade manalı sesinden bu akşam, Türk musikisinin son klâsik dehalarından Zekâî Dede merhumun Acemaşiran bir “beste”sini dinleyeceğiz. 

“Bin cefa görsem ey sanem senden”

diye başlayarak terennümlerle devam eden bu eser, Acemaşiran makamının âbidesidir. Bu akşam Fikret Karahan‘ın tiryakileri, bu, yanmış, hicran çekmiş sesten daha başka güzel eserler de dinleyeceklerdir. 

Yine bizim radyoda bugün, 17.15’de Güzide Çelebi okuyacak, radyonun ilk kurulduğu günden beri de devamlı okuyucuları arasında bulunan, sesindeki kimseye benzemezlik, orijinalite dolayısıyla ayrı bir değer verdiğim bu genç kızımızın cidden cevherli, nazlı bir okuyuşu vardır. Yalnız onun ilk günlerden beri hatırladığım çalışmamazlığı ve işleri askıya alması ne yazık ki bugün de devam ediyor. Batı müziğinin ritmik dalgalanışlarına benzer göz alıcı terennümlerde bulunan bu sesin sahibinden çok yakın günlerde büyük bir çalışma ve titizlik göstererek bizi utandırmasını, usûlleri iyi pişmiş şarkılarla repertuvarını zenginleştirmesini bekliyoruz. Onun bu akşam okuyacağı Hüzzam makamından bir şarkı vardır ki yanlış okunan güftesini doğu olarak yazıyorum: 

“Güzel gün görmedi âvâre gönlüm
Neler çekti neler neler bîçâre gönlüm
Muhabbetle serapa vîrâne gönlüm
Neler çekti neler bîçâre gönlüm”

Buna benzer ağır ve hafif şarkılar arasında bir de kemani Ali Duyarlar‘ın Muhayyer bir şarkısı var. Güfte sefaletine tercüman olan bu şarkının aklımda kalan sözleri, Ali Duyarlar darılmasın ama, şöyle başlıyordu: 

“Nerden çıktın karşıma
Neler açtın başıma”

Miyanını bilemiyorum fakat tahmin etmek zor değil. Olsa olsa, “yaşıma” veya “kaşıma” diye bitecek; haydi bilemediniz “mezar taşıma” olsun. Düşünüyorum da Türkçemiz de, “taş, yaş, baş” gibi yirmi otuz kelime olmasaydı bir takım bestekarlarımız vallahi besteleyecek söz bulamayacaklardı. Ne diyelim zevkimize Maşallah!


Şardağ, R. (1953, Nisan 10). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / İzmir’in yanık sesli solisti: Fikret Karahan. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın