Alkışlamış

Sovyetlerin, Birleşmiş Milletlerdeki daimi delegesi bay Viçinski, Amerikan delegesini alkışlamış; gazetelerden öğrendik. “Ne olmuş efendim, alkış denen şeyi hiç mi görmedik?” doğrudur. Batı’da ne manaya gelir bilmem ama, bizde alkış, çoğu vakit, içimizden, gözünü oymak istediğimiz kimseleri, avuçlarımızla takdir etmemiz demektir. Hatta bazı ahvalde birisine karşı duyduğumuz merhameti izhar için de kullandığımız vasıta budur. Fakat bu hareket, Birleşmiş Milletlerin kırmızı delegesinde müşahede edilince işin rengi değişiyor. Bugüne kadar Rusya’yı temsil edenlerin tek hareketi şuydu: Veto! Yani istemezük! İşin en tuhaf tarafı da, jestlerin ellerde değil, hemen daima ayaklarda toplanması idi. Hakikatlere tıkanmış iki çift kulak, yapılan zulümlere sağır bir kalp, öfkesini döşeme tahtasından alan asabi bir çift ayak; işte Sovyet mümessilinin düne dek takındığı tavır! Yeni manzara bambaşka. Sovyet delegesi Amerika’yı, takdir manasında alkışlıyor. Eğer samimi ise, uzun bir tekâmül sonunda dünyamız rahata kavuşabilir. Öyle ya, bir zamanlar kızıl delegeler konuşmalara ayaklarıyla katılırlardı. Demek şimdi sıra ellere geldi. Tatlı dilleri ile de konuşmaya başladılar mı, yeni bir devir açılacak demektir. Hülâsa, koklaşa koklaşa günün birinde belki de anlaşma yolunu bulacaklar ve ilk insanların çağ çağ anlaşma vasıtası olan ayak, el, yüz göz safhalarından geçerek lisana intikal edebileceklerdir. Dünyada tahammül namına bu manda yüreği varken bir gün bu da olur elbet!


Şardağ, R. (1953, Nisan 10). Günübirlik/Alkışlamış. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın