Yaz ayları gelende
Bir yaz ziyafeti – Narin sesli Akgün – Hükmü yok sevgili – Hoppala yarim – Sarısözen Avrupa’ya gidiyor mu?
Ankara Radyosu’nda Türkiye’nin göz bebeği Muzaffer Sarısözen bugünkü Yurttan Sesler Korosu’nda “Yaz” konusunu ele alacaktır. Halk aşıkı bu! Dile getirmediği, diline dolamadığı ne var ki mevsimleri de ele almasın, işlemesin! Geçmiş asırların veya içinde bulunduğu zamana ait vakaların tarihini söz ve sazla bağdaşık bir melodiler cümbüşü içinde aksettiren bu vefakâr halk sanatçıları yaz’ı da ihmal etmemişlerdi. Mesela Muzaffer‘de var mı bilemiyorum, şaheser bir yaz türküsü vardır ki sözleri şudur:
“Yaz ayları gelende,
Güneş yürek delende,
Yari harman yerinde
Bir koçup bir sevende.
Haydindi haydindi hoşum aman
Haydindi haydin sarhoşum aman”
Sevgili dinleyicilerine, Muzaffer Sarısözen bugün Ankara Radyosu’nda bir yaz ziyafeti veriyor. Gönül açan bu yaz sofrasında neler yok ki..
Çâlâk (kıvrak) ve narin sesli kızımız Muzaffer Akgün‘ün dilinden bir Erzurum havası işiteceksiniz:
“Yaz gelende çıkam yayla senin başına
Kurban olam toprağına taşına
Zalim felek ağu kattı aşıma
Ağam nerden aşar yolu yaylanın”
Yine bugün Muzaffer‘in iyi yetişmiş korosundan şu türküyü dinleyeceksiniz:
“Yaz gelince irençperler herk eder (nadas)
Güz gelince işi gücü terk eder
Analar sunalar gel gel aman
Yaz gelince yazı yaban yurt olur
Kara koyun ak sürüye kurt olur”
Aynı koro, size Sarısözen‘in düzen tutturduğu o salına salına giden nazlı sazlardan bir güzel Yozgat türküsü dinletecek:
“Yaz gelince sarı çiğdem uyanır
Mor menekşe pembe güle dayanır
Meyve bile dallarına güvenir
Meyve dalı kadar hükmüm yok imiş”
Yurttan seslerin bu derin ahengi arasında Nurettin Çamlıdağ‘dan bir bozlak dinleyeceksiniz. Bunu müteakip Turhan Karabulut size bir Malatya oyun havası okuyacak:
“Hoppala yarim yaz geldi
Çarşıya kiraz geldi
Aldım bir okka kiraz
O da yare az geldi”
Not: Eğer bir yerde okuduğumuz haber doğru ise Avrupa’da toplanacak olan milletlerarası halk türküleri ve millî oyun havaları festivaline tahsisatsızlık yüzünden Muzaffer Sarısözen gönderilemeyecekmiş. Tuhaf şey. Bizim bildiğimiz Muzaffer’in bu seyahatten faydalanması bahis mevzu olamaz. Zira o, notist bir arkadaştır ve eserlerini öyle teknik bir müzik terbiyesi içinde hazırlar ki, Orta Avrupa milletlerinin bütün radyolarında millî musikileri bu kadar akor ve orkestrasyon çeşnisi içinde orijinal faaliyet gösteremez. Sarısözen’in garba gitmesiyle, sadece memleket millî mahsullerinin rengini ve tadını, insaniyet bahçesine teferrüce çıkmış olanlara duyurmuş olacaktı. Kaybeden yine biz değil miyiz?
Şardağ, R. (1953, Mayıs 3). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Sarısözen’in marifeti: Yaz ayları gelende. Ege Ekspres Gazetesi, s. 6.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

