
Benim iyi arkadaşım ve sevdiğim Selâhattin Göktepe‘nin bu sene davet ettiği virtüozlar arasından Tanburi Mesut Cemil dostumun da bulunduğunu bilmem duydunuz mu? Size 1954 yılının müjdesini vermekle bahtiyarım. Mesele şu: Bu salon, Batı müziğinin beşeri çağlayanlarına dudaklarını iyice dayamış olan, nice değerli Türk müzisyenlerini geçen yıl sinesinde toplamış, bu sene de o çapta kıymetlere yeni virtüozite imkânı bahşetmiştir. Batıyı ve Türkî bütün zaaf ve meziyet taraflarıyla, bize ait olan ve olmayan vasıflarıyla yaman sanat kavrayışından geçirerek bilen dostum Mesut Cemil, bu sene Tanrı vergisi mahsullerini bize tattıracaklar arasındadır. İşte Göktepe‘yi bu bakımdan alkışlarım. Türk musikisi hakkında, ağızdan dolma tüfek gibi, kulaktan dolma bir kaç şarkı ile fikir sahibi olunabileceği vehmine düşen, Batıyı överken bizi yere vuracak kadar kökü kurumuş olan nice beyhude insanlara bakıyorum da, felsefe kültürü yapmış, Batı fikriyatı ile hemhal olmuş olan piyanist Göktepe‘yi, Türk münevveri olduğunu asla unutmayan şu cevherinden dolayı alkışlıyorum. “Ba salondan içeri alaturka-alafranga değil, haysiyetli musiki girer. Piyanist Cemal Reşit Bey‘le olduğu kadar, Tanburi Cemil Bey‘le de iftihar ediyoruz.” İşte böyle söylüyor Selâhattin. Siz de onu övmez misiniz?
Şardağ, R. (1953, Ağustos 19). Günübirlik/Göktepe’yi alkışlayınız. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

