Bizim Evlendirme Başkâtibi Halil Ergenek, mezuniyeti dolayısıyla gittiği Yunanistan’dan dönüşünde bana Batı Trakya’da yayınlanan yeni Türkçe bir gazete gösterdi. Gazetenin sahibi Yunan Parlamentosu’nda bir Türk milletvekilidir. Bu zat, devletin en selâhiyetli bir maarif mensubu ile, Türk okullarına ayrılan tahsisat azlığı üzerinde sorduğu suale kendisinin Türk olduğunu bilmeyen Yunan maarifçisinin verdiği cevabı teessürle kaydediyor: “Biz, dini tedrisat yapan, Türkiye’de ilerleme hareketlerine karşı sempati besleyen, inkılâplarla alâkalanmayan, sarıklı hocaların idaresnideki okulları tutuyoruz. Çünkü bunlar bizim için daha samimi ve faydalı Yunanlılardır.”
Sevgili okurlarım, geçenlerde de yazdım. Demiyorum ki Atatürk‘ün prensibinden ayrılıp toprak kavgasına, harpçi ve istilâcı bir harekete teşebbüs edelim. Demiyorum ki bu nazik cihan meseleleri ortasında yeni bir gürültü ve takaza sebebini körükleyelim. Fakat hudutlarımızın ortasında kalan kardeşlerimize karşı da bu kadar sağır kalmayalım! Bizler, Türk tebaası Yunanlıları, “Geri kafalılar ve Yunan terakkilerini takip edenler” diye nasıl ayırmıyorsak, onlardan da bunu beklemek hakkımızdır. Kıbrıs diyorlar, iddialarından bir netice alamazlar diye susuyoruz. Şunu yapıyorlar, susuyoruz, bunu yapıyorlar, susuyoruz. Oradaki kardeşlerimizi ikiye bölmek; bir kısmını karanlığa ve cehalete doğru sürüklemek karşısında da mı susalım? Doğrusu, bu kadarı fazla manda yüreklilik olmaz mı?
Şardağ, R. (1953, Ağustos 26). Günübirlik/Yürek meselesi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

