Ankara’da mehter

Cumhuriyet Bayramı’nın bu sene bence en orijinal ve hatıralarımızdan silinmez hususiyeti, Ankara’daki geçit resmine mehter takımının katılmış olmasıdır. Türkiye gibi, on iki bin senelik bir medeniyet tarihinin içinden geçip bugüne gelen bir milletin devrimcilikle mazi düşmanlığını aynı şey sanan gafillerin görüşüne uyması hazmedilir bir şey değildir. Dünkü ve bugünkü hükümetler yavaş yavaş uyanarak son dört beş seneden bu tarafa, mazimizin şeref sahifelerini ve hareketlerini yeni nesillere belletmek lüzumunu duymuşlar, fakat tatbikatında gecikmişlerdir. Maksat inkılâpçılık ise, biz de bu yaz değil, her daim inkılâpçıyız. Bu topraklarda otuz senedir meyvelerini vermeye başlamış olan ileri ve müterakki hamleleri korumak prensibine bağlıyız. Atatürk, ruhumuz, imanımız ve bütün mevcudiyetimizle bağlandığımız bir varlıktır. Fakat “Ne mutlu Türküm diyene!” diyen ebedi kahraman, sadece yaşamakta olan bizleri mi kastetmişti? Yok, eğer, bütün Türklüğü murad etmişse, onlarla niçin övünmüştü? Güzel ve ölmez eserleri, sanat mahsulleri, medeniyet mamureleri ve abideleri için değil mi?

Mehter, askeri mızıkamızın son mütekâmil şekli idi. Tarihi bir hatıra olarak onu, şevk saçıcı, cenk ve kahramanlık kaynağı olarak yaşatmalı, milli günlerimizde aramızda görmeliyiz. Avrupalı, henüz askeri mızıkadan haberda bile değilken, serhat boylarından en ücra Anadolu vilâyetlerine kadar her eyalette bir Mehter takımı bulunduran Türk’e hayran ve şaşkın, baka kalmıştı. On dokuzuncu asra yaklaşırken Garp medeniyetinin güzel örnekleri ile beraber snop anlayışını, gösteriş ve moda mamulâtını da alan tanzimatçılar, kendimize ait değerleri değersiz bulmaya başlamışlardı. Mazinin hurafeleri ve irticaın geri ve pis döküntüler sebebi ile de kuvvetlenen bu histen, bugün artık tamamen sıyrılmak zamanı gelmiştir. Bütün insanlığa ve medeniyet ait olanları, sonsuz bir kuvvetle benimseyeceğiz. Mazinin müşterek mefahiri arasına girmiş olan bize ait mahsulleri de şiddetle muhafaza adeceğiz. 

Mehter, bana köksüz, züppe ve şımarık zihniyete vurulmuş bir şamar gibi geldi. Bu hamlelerin devamını bekleyebiliriz. 


Şardağ, R. (1953, Ekim 31). Günübirlik/Ankara’da mehter. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın