Dün gazeteden elime verilen “Türk Düşüncesi”ni halâ zevkle okumaktayım. Adresime Peyami Safa‘nın görderdiğini sandığım bu halis derginin sahip olduğu mukavemet gücüne hayran oldum. En ciddi sandıklarımızın bile, “hafif”in arsız elleriyle delik deşik edildiği bu zirzop dergiler ortasında, ayakta duran ve bir elin beş parmağını geçmeyenler arasına “Peyami”nin çıkardığı “Türk Düşüncesi”de karışmış bulunuyor. Gazeteci olarak yaşamak mecburiyetini zevk haline getiren Peyami Safa‘nın bir arşınlık fikri hamulesi bulunmadığı halde mağara boyu makamları tutan “naseza”lara nisbet edilirse, ikbalin zorlu kapılarını ardına kadar açması fazlasıyla mümkündü. Buna rağmen onun, asudelikte, tefekkür sistemine nasip bulmuş olan ruhu, gazeteci kalmakla ve karnını bu meslekte doyurmakta asla hafife yuvarlanmamıştır.
Server Bedi imzasıyla yazdığı romanlarda bile cemiyetimizin panoraması ışır. Yazı kadrosu da bir hayli kuvvetli olan dergi, lüzûmundan fazla tıkız. Çok tecrübesi olan dostum, fikri boş ve manâsız metayı tercih etmediğini isbat etmek azminde. Bu derginin yaşamasını isterim. Tanrı onlara yardımcı, okurlarım ise “Türk Düşüncesi”ne yakın olsun; temennim budur.
Şardağ, R. (1953, Aralık 3). Günübirlik/Türk Düşüncesi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

