Ses sanatkârlarını düşünmek biraz da dinleyiciyi düşünmektir
Şehrimizde intişar eden haftalık Radyo Gazetesi’nde geçenlerde tipik bir istatistik vardı. Kurulduğundan bugüne kadar İzmir Radyosu’na girip bilâhare ayrılan ses ve saz sanatkârlarının bir listesi veriliyordu. Kuruluşu henüz yeni sayılabilecek bir zamana dayanan radyomuza 2-3 yıl içinde ne çok sanatkâr gelmiş gitmiş meğer…
Mesleklerin içinde maddi kazancından çok manevisi olabilecek yegâne sahanın güzel sanatlar olduğu herkesin malûmudur.
Bu mutlak hakikatin, peşinde sürüklediği davanın ön plânında bulunanlara misâl diye radyoda çalışan ses sanatkârlarını göstermek mümkündür. Hasbî diyebileceğimiz çalışmaları onları sadece manevi cihetiyle tatmin etmekte olduğu içindir ki, istikbâlde sağlanacak menfaatlerin, tesellisiyle meşbu olarak bir çok güçlükleri bertarafa çalışırlar. Bu tipler, yani her ne olursa olsun mikrofondan seslenelim de maddiyat olmasa da zararı yok zihniyetliler için mesele her zaman için halledilmiş demektir. Halbuki hayat ve istikbâllerini sadece sese bağlamış olanlar için bu tarz bir düşünceyi gerçekleştirmeye imkân tasavvur edilemez.
Bunun neticesi ne olabilir?
Günün realiteleri bu meseleyi her misali ile çözmektedir. Sanatkâr en güç merhalelerden ikisini teşkil eden mikrofon ispazmozunu yenmekte heyecanını böylelikle altetmek suretiyle ikincisi olan kendini muayyen bir kütleye sevdirmek müşkülünü tam yeneceği sırada radyodan ayrılmaktadır. Tükenmeye yüztutmuş mücadele azmini, çok kere bir izdivaçla, yahut daha başka amillerle neticelendiriyor.
İzmir Radyosu gibi diğer radyolarımızda da rastlanan bu kabil haller zamanla üzerinde ciddiyetle durulacak sosyal meselelerdir. Daha ziyade İzmir için bahis konusu maddi refah diğer radyolarımız için çoktan halledilmiştir. Her birine devlet memuru gibi bir takım müktesep haklar tanınmıştır. Sanatkâra meskenini geçindirecek kadar maaş, müddetini doldurduğunda sefaletini önleyecek bir emeklilik garantisi hazırlanmıştır.
Sanatkârı düşünmek diğer manâsıyla biraz da dinleyiciyi düşünmek demektir. Birbirine zincirleme eklenen bu meselelerin halli her zaman mümkündür. Yeter ki takdir hakkımızı kötüye kullanmayalım.
Şardağ, R. (1954, Ocak 8). İyi sesleri tutabilmek. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

