“Tanbur, kanun, kemençe ve emsali Türk sazlarının metotlarının bir an evvel yazılması ve konservatuarda tedris edilmesi, milletçe temennimiz olmalıdır” diyor
Ayhan Sökmen konservatuar icra heyeti klâsik Türk müziği heyetinde şarkı söyleyen sanatkârlarımızdan biri. Kendisine meslek olarak seçtiği doktorluk olduğu halde müziğe karşı olan hevesi onu bu sahadan uzaklaştırmamış Türk müziğinin dertleri başlığı altında yaptığımız anket suallerini ona da sorduk. Bu sahadaki fikirlerini şöyle hülâsa ediyor:
“- Konservatuar sanatkârlarının içkili gazinolarda çalıp söylemelerinin ilmi kurulca yasak edilmesi doğrudur. Çünkü konservatuar icra heyeti Türk musikisi klâsik eserlerini aslına en uygun şekilde icra eden bir topluluktur. İçkili gazinolarda çalınan ve söylenen eser ve tavırlar bambaşka olduğuna göre her ikisi arasındaki farkı tefrik ettiren bu karar yerindedir.
Konservatuarımızda tanbur, kemençe, kanun gibi sazların tedrisinin yasak olduğunu zannetmiyorum. Ancak, bu sazların konservatuar gibi bir müessesede tedrisi için evvelâ metotlarının yazılması icabeder. Bu sazlar şimdiye kadar tedris edilmediğine göre buna imkân görülemiyor kanaatindeyim. Fakat bu Türk sazları metotlarının bir an evvel yazılması ve konservatuarda tedris edilmesi milletçe temennimiz olmalıdır.
Türk müziğinin ilerlemesi için, Türk müziğinin bütün branşlarını ve sazlarının tedris edilebileceği mektepler kurmak lâzımdır. Aynı zamanda resmi müesseselerin musiki müntesiplerine maddi ve manevi bakımdan yardım etmesi de müzik sahasındaki ilerlemede büyük bir rol oynar.
Müzik hem ilim hem sanat olduğuna göre bunun öğrenilebileceği mektepler olması icabeder. Memleketimizin bir çok kıymetleri mektepsizlik yüzünden heba olmuşlardır.
Metotsuzluk ve kültürsüzlük de müziğimizin dertlerinden biridir. Müzik kültürüne ve umumi kültüre biraz daha fazla ehemmiyet verilse bir çok sanatkârlarımızda göze çarpan kültür noksanlığı da ortadan kalkmış olur.
Tatmin edici müzik dinlemek için güzel ses ile bilhassa güzel tavrın birleşmesi şarttır. Yalnız güzel sesin hiç bir şey ifade etmemesine mukabil olgun tavırla okunan eser muhakkak zevkle dinlenebilir.
İstanbul ve Ankara radyosunun yeni programında solo programlarının en fazla 20 dakika olması, değişik eserlerden müteşekkil bir program tatbik edebilmek bakımından yerinde bir karardır.”
Şardağ, R. (1953, Kasım 14). Ayhan Sökmen. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

