Yedi sekiz sene evveline kadar memleketimizin en değerli keman üstadı rahmetli Reşat Erer idi. Eski İstanbul Radyosu ile Ankara Radyosu’nun ilk açıldığı günlerde bu istasyonların neşriyatını takip edenler onu gayet iyi tanırlar. Büyük bestecilerimizden merhum Yusuf Paşa‘nın torunu olan Reşat Bey, dedesinden tevarüs ettiği yüksek sanat kabiliyetini Darülelhan’da kemale getirmiş Rauf Yekta Bey ve emsali mutaassıp tenkitçilerin bile ciddi taktir ve hayranlıklarını kazanmıştı.
İstanbul Konservatuarı’nın ilk Türk musikisi kurulunda vazife almış ve Ankara Radyosu’nun açılması üzerine Mesut Cemil‘in ısrarı üzerine Ankara’ya gitmişti ve orada tutulduğu hançere kanserinden kurtulamadı ve ebediyete intikal etti.
Reşat Bey çok terbiyeli ve aynı zamanda çok neşeli bir insandı. Bir iş için söz verip de sözünden cayana: “Çamura yattı.”, fazla içki içip manasızlık edene, “Cırtladı!” derdi. Bunun gibi birçok kendine mahsus tabirleri ve şakaları vardı.
Kendisi içkiyi çok sever fakat pek efendice içerdi. Buna rağmen doktor arkadaşlarının ısrarı üzerine (üç kadehten fazla) içmemeye yemin etmişti. Kadıköy’de ehlidil bir zatın evine davetli idik. Bu toplantıda güzel saz çalan arkadaşlar da vardı. Saza başladı, bütün davetliler vecd içinde bilhassa Reşat Bey‘i dinliyor… Rahmetli bu güzel musiki meclisinde istihkakı olan üç kadehi bitirdi ve biraz sonra da keyfi kaçtı.
Mecliste hazır bulunan din adamlarından birisi Reşat Bey‘e hitaben:
– Yemin mekânla mukayyettir, bu itibarla diğer bir odada üç kadeh daha içebilirsiniz, deyince ev sahibi ziyafet sofrasını diğer odaya geçirdi. Reşat Bey, bu odada da üç kadeh içti. Haydi diğer odaya… Bu suretle evin bütün odalarını ve sofalarını dolaştıktan sonra alt kata ve sabaha karşı evin mutfağına indik. Her gezdiğimiz kısımda daha coşan Reşat Bey‘in kemanından mahrum kalmak istemeyen ev sahibi boynunu bükerek, “Bodrum’dan başka yerim kalmadı efendim.” diyerek bodrumun kapısını açtı. Reşat Bey, elinde kemanı bodrumun kapısından girdi ve Evcârâ makamından bir taksim yaptı. Üzerinden yirmi seneden fazla bir zaman geçti, halâ o güzel nağmeler hafızamdadır. Nur içinde yatsın…
Şardağ, R. (1953, Mayıs 6). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Kemani Reşat beye ait meraklı bir hatıra. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

