İzmir Radyosu’nu ele alıyoruz

Hem reklâm edecek değiliz ya! Kimlerin emrindeyiz? – Mesude Çağlayan ve Güzin Ergün’un talihsizliği

Bizim bir buçuk seneyi mütecaviz bir zamandan beri devlete geçen radyomuz hakkında daha ziyade tanıtıcı mahiyette, daha doğru reklâmatif olarak yazdığımız yazılara zaman zaman ara verip radyomuza tenkidî bir alâka ile eğilmek zamanının geldiğine inanıyoruz. Bunun sebebi ikidir: Bir defa, müsamaha dozunu elden bırakmamak şartıyla da olsa artık İzmir Radyosu hususunda basın yayının dikkatin çekmek, radyo müdürlüğüne yardımcı mahiyette olmak üzere, görülen aksamalara işaret etmek için zaman hulûl etmiştir. 

Öte yandan matbaamıza gelen bir kaç okuyucuyu mektubu bize bazı ikazlarda bulunmuş oluyor. Bu okuyucularımız diyorlar ki: Siz, “Bu akşam, şu okunacak diyorsunuz, halbuki başka şey okunuyor veya çalınıyor. Hemen her gün bu çeşit tezatlara düşünüyorsunuz.”

İşte bu cihet bizim için daha ehemmiyetli bir noktadır. Bu sütunlarda gönlümüzle ne kadar İzmir Radyosu’nun ve her birinde naçiz emeklerimiz bulunan sanatkâr arkadaşların emrinde isek o nispette de gazetemizin bu sütununu takip eden okuyucularımızın emrindeyiz. 

Şu halde hiç olmazsa bir ortalama yol bulalım dedik. Haftanın beş günü İzmir Radyosu’nun ne okuyup ne söyleyeceğine temas edeceksek, iki günde hiç olmazsa bir günde ne yaptıklarına, nasıl okuyup icra ettiklerine tahsis edeceğiz. Bu suretle hem radyomuzla alâkamız devam etmiş olacak, hem karilerimizin hizmetinde olduğumuzu unutmamış olacağız. 

Bugün bizim radyoda saat 19.45’de okunacak olan Güzin Ergün hakkında biraz üzücü konuşmamız gerekecek. Musikimizi bu radyoda bir zamanlar büyük bir vukufla, temiz ve pürüzsüz okuyan Ergün son bir kaç aydır kalitesini kaybeden bir sesle okumaktadır. 

Neden böyle? Ses sanatının ilmi ile uğraşanlar bilirler ki yerinde duran sesler olduğu gibi, karakter itibariyle gerileyen sesler de vardır. Ankara Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nün yetiştirdiği en parlak artistlerden mezzo soprano Mesude Çağlayan‘ın bugün bilmem biliyor musunuz, artık sesindeki tekâmül durmuş, boğazındaki armonik teller gerilemiştir. Bunun kadar değilse bile bizim kibar kızımız ve radyoda iken çok değer verdiğim Güzin Ergün‘de de bir gerileme müşahede edilmiş bulunuyor. Onu kırmak, gönlümüzden geçmezdi ama, beni bilenler bilir, inandığım gerçekleri dostlarımın lehinde veya aleyhinde olsun pervasız söylemek gibi üzücü bir mesleği kendime prensip edinmişimdir. Bu akşam inşallah onu dinlerken yanıldığımı göreyim, bütün temennim budur. Eğer elimdeki program değişmeyecekse o bu akşam: 

“Vah-i meyusu visalindir gönül”

diye başlayan ve bütün radyolarımızda yanlış okunan güzel bir şarkıyı okuyacak. Yanlış telâffuz edilen bu mısraın doğrusu şöyle olacak: 

“Vahh me’yüs-i visalindir gönül”


Şardağ, R. (1953, Nisan 16). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / İzmir radyosunu ele alıyoruz. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın