Edip Erten meselesi – Üsküdarlı neden gitti? – Ahmet Aksoy niye ayrıldı? – Zehra Bilir için bir emir mi var? – Bu tenkitlerin sonu olsun.
İzmir Radyosu’na müzik şefi olarak getirilen Udi Edip Erten istifasını müteakip İstanbul’a gidince gazetelere bir beyanat verdi. Bu beyanata bakılırsa kendisinin radyomuzda kurmaya çalıştığı disiplin, göstermeye çalıştığı bütün musiki faaliyetleri ve imkânların dışına çıkarak başardığı bazı muvaffakiyetli hamleleri musikimizi bilmeyen radyo müdürü tarafından muvaffakiyetsizliğe uğratılmış, hattâ yine Edip Erten‘e göre kendisinin bu itham karşısında şehrimizde intişar eden bu gayr-ı mesûl olması lâzım gelen bir gazetede kısmen cevap mahiyetinde ve Edip Erten‘i haksız bulan beylik bir yazı intişar etmiştir. Kuvvetli besteleri ve oldukça notist kabiliyeti bulunan, hattâ icracılık bakımından da hatırı sayılır bir tarafı olan öteyandan Münir Nurettin, Safiye Aylâ çapında kimselere de yıllarca vukufla solistik refakatte bulundu. Bu zatı radyo müdürünün ceffelkalem (gelişigüzel) radyodan uzaklaştırması mümkün değildir. O halde ortada ciddi bir sebep var demektir. Bu sebebin radyo müdürlüğü tarafından resmen açıklanması gayr-i mesûl kimselerin bu işe karışmamaları daha doğru bir hareket olmaz mı?
***
Bu arada Kanuni Behiç Üsküdarlı da radyomuzu terketmiş bulunuyor. Kulaklarımıza gelen doğru ise sebep, senas ücretinin yükselmesini beklerken azalmasıyla başbaşa kalmasıdır. Devlete geçeli iki seneyi idrak eden radyomuzun talihi hep böyle sıkıntı ve cefa ile mi devam edecek? Belediye zamanından beri halâ maddece ileri gidilmemesinin sebebi nedir? Bütçedeki para neden halâ gönderilmemiştir?
Yine radyomuzun ilk Türk müziği şefliği fahri olarak ifa eden hatır, gönül tanımız, hislerine mağlup olmaz, Türkiye’de sayılı bir kaç müzik otoritesinin arasında adı geçen Ahmet Aksoy niçin ayrılmıştır?
İzmir Radyosu’na, halk müziğinin orijinal simaı Zehra Bilir, bütün plâklarını hediye etmişti. Bu plâklar neden çalınmıyor. Bu hususta bir emir mi alınmıştır? İzmir Radyosu’nda Ahmet Aksoy‘un başkanlığında bugünkü hocalar tarafından bir kaç defa imtihan edilen solistlerimizin hepsi yeniden imtihana tabi oluyorlarmış.
Neden? Eğer eski imtihanların adaletinden şüphe edilmişse bu imtihanı daha başka hocaların gelip icra etmesi lâzım değil midir? Hayat her ne kadar bir imtihansa da radyonun lüzûmlu dersler görülmeden sadece imtihan demek olduğu, yeni öğrenileh bir keyfiyettir.
Bu şehrin radyosuna getirilmesi için Basın Yayın Umum Müdürü arkadaşıma ısrarla recada bulunduğum genç, sempatik, sanatsever ve cidden kabiliyetli müdüründen bu soruların açıklanması, bu mümkün olmadığı taktirde bundan böyle olsun, açıklanması lâzım gelen meselelerin doğmamasını gönülden istiyorum. Mütemadiyen lehinde yazılar yazmayı, hiç tenkit etmemeyi candan özlediğim bu müessesinin bana biraz da olsa, seyrek de olsa acı konuşmak imkânı vermemesini temenni ediyorum. Beni, hakikat bildiğimi pervasız konuşan bir adam olarak herkesten iyi tanıyan Ümit kardeşimin icraatına ufak da olsa yaptığım bu (remarque) işaretler son olsun; bütün istediğim budur.
Şardağ, R. (1953, Nisan 21). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Radyomuzdan açıklama bekleniyor. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

