Cemâl Reşit’in konseri

Cemal Reşit Rey, şehrimize gelip dün Alsancak’taki Göktepe Salonu’nda İzmirlilere senenin en güzel konserini verdi. Münir Nurettin‘in Elhamra’da verdiği son konserinden bu tarafa İzmir bu kadar nefis bir ziyafet karşısında kalmadı. Ne bizim, ne de garbın sanatını kavramayan müfrit his adamları, karşılıklı kavgalarına devam etsin, biz güzeli gördüğümüz yerde el çırpmaya devam edelim ve kaliteli olan sanatın her şeklini övelim. Dün gece Sayın Rey’in parmak uçlarında yüskelen ve tuşların yaydığı esiri havanını kanatlarında yükseldikçe yükseldik.

Bach

Cemâl Reşit‘in programının ilk kısmında sunduğu, “Sebastian Bach” XVII. asrın ikinci yarısıyla XVIII. asrın ilk yarısında yaşamış Alman dehasıdır. 

10 yaşında yetim kalan, üç defa evlenen, 11’i kız olmak üzere yirmi çocuğa sahip olan büyük müzisyen, zengin bir ilham kaynağına, renk dolu bir kâianat, İtalyan ve Fransız zekâsıyla Alman ruhunun karıştığı beşeri bir kompozisyona can vermiş olan kıymetlerdendir. Oda müziği, vokal müzik, enstrümantal müzik, dini müzik, oratoryo, kantatlar, her nevide sayıları adeta malûm olmayan eserler vermiştir. Yalnız “300” tane kantat yazmıştır. Diğerlerinin azametini düşünün. Bu akşam, büyük virtüozumuzdan dinlediğimiz Bach‘a ait eserler arasında bilhassa “Sarabande” gayet nefistir. İspanyolca “zarabanda” kelimesinden gelen bu söz, XVII. ve XVIII. asırda pek yaygın olan bir kibarlar dansıdır. Üç zamanlı bir ritim üzerinde inşa edilen ve geniş bir hareketi bünyesinde saklayan bu tarzın Bach’da gördüğü inkişafı, dün, Göktepe Salonu’nda ruhlarımızı ritmik salıncağı içine alan Cemâl Reşit  üstadın icrası ile bir kere daha anladık. 

Dahi Beethoven‘in, insanlığı bir müzik dalında birleştirmek isteyen bu büyük sesler avcısının “Mehtap”ından sonra “Liszt”e geçtik. 

Franz Liszt

1811’de doğup 1886’da ölen yüce Macar kompozitör ve piyanisti, ilk konserini dokuz yaşında “Aşk Şatosu” adlı ilk operasını ondört yaşında meydana getiren, hayatının yarı devrini romantik bir atmosfer içinde yaşayan “Liszt” hayat kitabının son sayfalarını mistik bir rahip olarak kapamıştır. Senfonik şiirlerinin ünü cihanı tutan, Macar rapsodilerini dünyanın tanıdığı kompozitörden, musikimizin seçkin virtüozu, bize “Kuşlarla konuşan François d’Assise” ile bir “Funeraudilles” dinletti. 

Konserin en mühim tarafı Türk kompozitörünün kendi eserleri idi. Nihayet konserin bizi asıl mest eden, fetheden tarafı da bu oldu. O “Ağır Zeybek”le “Yürük Zeybek” şaheserdi. Bütün nüanslarıyla Ege, dün akşam kendi motiflerini kendi lahinlerini yaşadı. 

Bu Türk evlâdı ile bütün memleketin övünmesi bizce bir farz olmuştur. 


Şardağ, R. (1953, Nisan 23). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Cemâl Reşid’in konseri. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın