İlk başarısızlıklar – Her çiçekten bal alıyor – Bütün şekiller alaşağı – Kudurmuş gibi – Şekil değil renk ve saffet
23 Nisan gecesi kıymetli arkadaşım Selâhattin Göktepe‘nin sanat lokalinde Cemal Reşit Bey‘in ikinci konseri münasebetiyle bize altı küçük eserini dinlettiği Debussy, XIX. asrı XX. asra bağlayan Fransız musiki zekâlarının en dikkate değer olanı ve cihan musikisinde adeta ihtilâl yapmış olan adamların başında gelir. Bir adam düşünün, 15 yaşında piyano müsabakasında ikinci gelebiliyor. 21 yaşlarında (müşrif çocuk) adlı eseriyle Roma birinciliği alıyor. Fakat bundan sonra İtalyan Enstitüsü’ne gönderdiği iki eseri reddolunuyor. İlk muvaffakiyetini, bunun gibi bir kaç muvaffakiyetsizlikler takip ediyor. Ve sonra hayatı boyunca müzik münekkitlerinden damga yiyor: (Klâsik, hayır romanti. Bu adam bütün musiki kaidelerini yıkıyor. Daha doğrusu o empresyonist (intibacı)dır. Efendim, modern musikiye yolu açan odur. Musikide şekli çiğneyen de otur. Debussy “gam” sistemini alt üst etti. Onda her şeyden eser var.)
İşte hakkında hayatının sonuna kadar verilen hükümler! Bu tereddütler ve şaşkınlıklar boşuna değildi. O dehşet saçan zekâsı gözler, büyük ihtirası ve derin sezgisiyle musiki sanatının her dalına girip çıkıyor, bütün klâsik şekillere nüfus ediyor. Dünyanın Rusya’dan, İtalya’dan, Almanya’dan başlayarak teşekkül etmeye başlayan musiki okullarını, bal alınacak taraflarıyla kucaklıyor ve sonra bunların hepsini tatminsiz bulunca ateş dolu ruhundan kattığı derin ilham ve nağmeler çağlayanı ile ortalığa yepyeni güneşler saçıyordu! Klâsik musikinin ruhunda yer eden kemâlini alıp, şeklini yere vuran bu üstün zekâya bugün sade Fransa değil, bütün dünya çok şey borçludur. Meselâ “Pellas ve Melisande” operasını on yılda bestelediği halde bazı münekkitler, bunun bir ay gibi çok kısa zamanda da pekalâ bestelenebileceğini sandılar. Bekasının ilk kıvılcımlarını taşıyan bu tasviri operadan sonra 1893’te meydana getirdiği (Tellier Kuvantuoru) tamamen hissi, lirik ve tam dokunaklı eserdir. 1914 cihan harbinin acılı günlerinde bir sene kadar eser vermeyen Debussy’nin sonradan birdenbire coşarak birbiri peşi sıra mahsul verdiğine hayret edenler için söylediği şu söz enteresandır: “Kudurmuş gibi, ertesi sabah ölecekmiş gibi yazdım.”
O, sembolizmden realizme kadar bütün okulları denemiş hepsinden nasibini almış sonra hepsinin kendine mahsus olan şekillerini çiğneyip geçerek musikide adeta ihtilâl bayrağını açmıştı. Sizin majör ve minör gamlarınızı ben ne yapayım? Alın, yenilerini. Bir de bakılıyor ki: “Tam seslerden mürekkep bir gam, beş notluk gam” gibi yepyeni şekiller beliriyor. Bir armoni ile şimdi bakarsanız klâsizme yakındır, bir sonraki melodi ile bir de bakarsınız, Brodine‘in işlediği gibi klâsik devirlerden önceki gamlara kadar uzanmıştır. O güne kadar gelen musiki morfolojisi, şekli yapısı bakımında ufkidir. Muayyen şekillerin gelişmesi yavaş yavaş seyreder. Debussy ise gerçeklerin sert ve ağır uzamasına karşı cephe açmıştır. Nağmeler, orkestrasından daimi akorlar halinde, ani ve şakuli olarak iner. Onda şekil, çizgi ikinci plâna geçmiş, ton renk ve nağmelerin en can alıcıları başa geçirilmiştir. Münekkitlerin bir kısmı çeşitli müzik elemanlarının arasında münasebet bulamamak gibi yanıltıcı hallerle karşılaşmışlardır.
Bir gün, bir eserini orkestra içinde icra eden ikinci kemancı, birdenbire üstadı şaka yapmış sanarak kahkahayı savurur, fakat sonra hemen kendini toplar. Onun bu küçük küçük dokunuşları arasında güç sezilen bir kuvvetli bağ vardır. Bu bağı tesbit ettiğimiz gün görürüz ki Debussy hülyayı hayata tercih etmiştir. Hayat içinde kendisine yakın gördüğü şeyler de hava, su, güneş, deniz, fıskiye, yağmur gibi ruhnüvaz varlıklardır. İnsanoğlunda en çok beğenip sanatına aldığı taraf, onun irade dışı hareketleri çocuksu halleridir. Bu sebeple, kendilerinde mevcut katkısız masumluktan ötürü çocukları sevmiştir. Evvelki gece kompozitör Cemâl Reşit Rey‘in harika bir kudretle çaldığı “Chidren’s corner” adlı eser, Bayram düşünülerek seçilmiş, büyük isabeti olan bir eserdir.
Debussy’yi İzmir’e bütün hususiyetini aksettiren eserleriyle tanıttığı için Cemâl Reşit Rey‘i överiz.
Şardağ, R. (1953, Nisan 25). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Cihan musikisinde ihtilal yaratan adam Claude Debussy. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

