Yorgo Bacanos

İstanbul Radyosu açıldıktan sonra onu tanımayan, ismini duymayan kalmadı. Yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü, kendi işinden başka bir şeye karışmayan hayat telâkkisi, onu bütün sanat muhitine çok sevdirdi. 

Yorgo, meşhur havta üstadı Lambo‘nun oğlu ve yakın zamanda aramızdan ebediyen ayrılan kemençe üstatlarından Aleko‘nun kardeşidir. 

Ud’a ne zaman başladığını kendi dahi hatırlamamaktadır. Pek küçük yaşta minik bir ud’a mızrap vurmaya başlayan Yorgo sekiz dokuz yaşında sahneye çıkacak kadar olgun bir sanatkardı. Hatta, bir gün sanatkarlar kahvesinde o zamanın en zor eserlerinden Tanburi Cemil Bey‘in meşhur Şedaraban sazsemaisinin çalınıp çalınmayacağı münakaşa edilirken ufacık boyu ile yakaladığı ud’la saz semaisin çalmış ve mecliste hazır bulunan Beyoğlu’nun meşhur arabacılarından birisinin davetlisi olarak akşama kadar faytonla gezdirip eğlendirilmişti. 

Yorgo bugün ud çalan sanatkarların hiç şüphesiz başlarında gelmektedir. En hafif eserlerden en klâsik parçalara kadar bütün musiki eserlerini üslubu ve edasi ile çalabilmesi, onu konservatuvar icra heyeti azalağına kadar yükseltmiştir. Büyük sanatkar Münir Nurettin, her konserinde onu yanına alır bütün ciddî konserlerin rakipsiz ud’u Yorgo’dur. 

Senelerin verdiği tecrübe ve olgunluk, kıymetli sanatkârı öylesine oldurmuştur ki onunla beraber saz çalmanın ayrı manası ve ayrı bir zevki vardır. Konserlerde, çok dikkatli ve ufak bir aksaklıkta hemen toplayıcı bir hali vardır. 

Hususi hayatında gayet neşeli ve arkadaş canlısıdır. Hesabını bilen ve yorganına göre ayak uzatan bir sanatkar oluşu arkadaşları arasında “cimri” diye lâtife mevzuu teşkil eder. 


Şardağ, R. (1953, Mart 17). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Çok Sevilen Sanatkarlarımızdan: Yorgo Bacanos. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın