
(1951-1929)
Musikimize az fakat ölmez eserler ve bilhassa uzun zaman bulunduğu Amasya’da ektiği feyizli musiki tohumlarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hâlâ yeşertileri görülen Neyzen ve Giriftzen asım Bey, 1851’de Tesalya Yenişehrinde dünyaya gelmiştir. Muhzırbaşı Ali Efendi’nin oğludur. Küçük yaşta iken sesinin güzelliği muhitinin dikkat nazarlarını çekmiş ve Yenişehir Mevlevihanesi’nde 14-15 yaşlarında iken Neyzen Yusuf Paşa‘nın çırağı Hasan Dede‘den ney meşketmek suretiyle musikiye intisap etmiş, bundan dört sene sonra da İstanbul’a geldiğinde meşhur Neyzen Salim Bey‘den ders alarak sazını ilerletmiştir.
Yenişehir’de bulunduğu müddet zarfında Asım Bey‘in fevkalâde istidadını gören mevlevî şeyhi Nazif Efendi, kendisine ayrıca mesnevî dersleri de vermiştir.
Asım Bey, 1876’daki Rus muharebesine Yüzbaşı rütbesiyle iştirak etmiştir. Harbe giderken kolaylıkla taşınması için neyin küçüğü olan “Girift” isimli saz hocası Salim Bey tarafından kendisine hediye edilmiş Asım Bey‘in giriftzenliği bu suretle başlamıştır. Hakikaten çalınması güç ve o nisbette lâhutî sedaya malik olan bu sazdaki icra maharet ve kudreti kendisine bu şöhreti temin etmiştir. Asım Bey, devrinin en büyük üstadları ile musiki meclislerinde bulunmuş ve onlardan büyük istifadeler sağlayarak bihakkın üstad mertebesine yükselmiştir.
Asım Bey, bir taraftan musiki sahasında dev adımlarla ilerlerken diğer taraftan asıl mesleğinin askerlik olması dolayısı ile Beyoğlu itfaiyesi grup kumandanlığına tayin edilmiş ve bir müddet bu vazifeyi görmüşse de musiki sahasındaki şöhreti kendisi için felâket sebebi teşkil etmiştir.
O devrin müşirlerinden Fuat Paşa‘nın Abdülhamid tarafından Erenköy’deki köşkünde mahpus tuttuğu bir sırada Fuat Paşa’nın musiki sohbetlerine davet etmesi padişahın kendisine kızmasına sebep olmuş ve bu yüzden Amasya’ya sürülmüştür.
Asım Bey‘in Amasya’daki sürgün hayatı 25 sene gibi uzun bir müddet devam etmiş ve sanatkar bu acı günlerin tesellisini ancak musikinin kudsiyetinde bulmuş ve bir çok Amasyalı gençlere musiki meşk etmiştir.
Asım Bey, 1908 Meşrutiyet inkılabından sonra İstanbul’a gelmiş ve eski vazifesi olan itfaiye kumandanlığında bir müddet daha çalıştıktan sonra emekliye ayrılarak tekrar Amasya’ya dönmüştür.
Asım Bey‘in bestelediği eserlerin sayısı mahdut olmakla beraber hemen hemen hepsi zarif ve üstadanedir.
Asım Bey, 1929 yılında yetmiş sekiz yaşında hayata gözlerini kapamıştır. İstanbul Belediyesi’nin çok şükrana değer bir hareketi olarak Lâleli’de bir sokağın ismi bu büyük sanatkara izafe edilmiştir. Mevlâ rahmet eylesin.
Şardağ, R. (1953, Mart 16). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Büyük Bestecimiz Giriftzen Asım Bey. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

