Atatürk Lisesi’nin aziz öğrencilerine

İkidir, sizler mi, sayın okulunuz mu beni nazik bir alâka ile davet etmişti, bilmiyorum. Dün, yeni bir konser davetiyenizi aldım. Sizden bir evvelki nesle mensup olmam, bir zamanlar siz yaşta genç arkadaşlara hocalık etmem dolayısıyla bir iki sitemkâr temennide bulunmamı hoş göreceğinizi umarım. Programınızı yakından ve candan tetkik ettim. Neler yok ki. İtalyan, Fransız, Alman, Rus, Avusturyalı, Macar, Polonyalı müzisyenlerin türlü eserlerini biraraya toplamışsınız. Küçük kompozisyonlar, danslar, giriş müzikleri, halk şarkıları, Rusya’nın, Asyalı melodileri, kentetler, konçertolar… ama bütün bu yabancı eserler arasında hani sizin musikiniz? Neden bu müsikiyi istemiyor, evde, sokakta, konser salonunda dinliyor da okulda icra etmiyorsunuz? Sultan Ahmet çeşmesini sımsıkı muhafaza eden, onunla övünen sizlere bir musikiniz olmamak ağır gelmiyor mu? Bu çaldıklarınızın hangi biriyle bizim diye övünebilirsiniz? Beşeriyetin ayrı ayrı bahçelerinde yetişmiş olanların yanına bu toprakların güllerinden bir demet katmak istememenizi elemle karşıladım. Nasıl garp diye pis kabare şarkıları çalmıyorsanız, şüphesiz ki bugünkü piyasa şarkılarının kalitesiz örneklerini de öğrenmeyiniz. Ama sizin zengin bir halk müziğiniz, lahinleri, Süleymaniye’nin kubbeleri kadar sağlam duran klâsik besteleriniz var; onları niçin ihmal ediyorsunuz. Gerçi bu alâkasızlık geçmiş intikal yıllarının kötü bir mirasıdır. Ama artık terkettiğimiz şeyin mazi değil, sadece mazinin bazı şerefsiz safhaları olduğunu bilmenizi beklerim. Henüz içinizde klâsik bir enstrüman kullanan yoksa, fırsatlardan faydalanmalı değil misiniz? Meselâ bir kaç gündür şehrimizde bulunan Türkiye’deki muasır bestecilerin en derini, üstad Selahattin Pınar‘ı okulunuza neden davet etmediniz? Yoksa bizim musikimiz hakkında bilgi sahibi olmayanların telkinleri mi size hakim? Cihan musikisinin büyük evlâtları arasına klâsik Türk musikisinden de bir küçük program kattığınız gün koşa koşa konserinize gelecek ve şapkamı havaya atacağım. Bugünü Allah bana göstersin istiyorum, sevgili kardeşlerim.


Şardağ, R. (1953, Mayıs 15). Günübirlik/Atatürk Lisesi’nin aziz öğrencilerine. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın