Kıymetler Ege’ye serpildi
Suzan Güven’e güveniyoruz – Bizim Prihoda’mız – İdamı güzelleştiren kadın
Kemanî Sadi Işılay‘ı birkaç gündür dinleyen İzmirliler, keman dediğimiz nesneyi Batı diyarında kullananlarda görülen ayrı ekol çerçevesi içinde de olsa teknik selâbeti sahip olan bu üstün sanatkârı bol bol alkışlıyorlar. İki gündür gönülden gelen takdirlerin sarmaladığı Işılay, bu mevkîini kolay elde etmemiştir.
Sevgili okuyucularım, bilirsiniz ki Türkiye’de keman çalmak kadar zor ve çetin bir icrakârlık yoktur. bu sözümle belki ud’dan daha çabuk gam ve solfej safhalarını öğrenebilmek mümkün olan bir sazın teknik çalınmasını kastettiğim anlaşılmıştır.
Keman çalmak bizde zordur; zira esmer tenli bir kısım vatandaşlarımız yalnız bu sazın üzerine pek fazla düşmüşler. Ona “çigan”dan bozma bir serbestlik, bir aygın baygınlık getirmişlerdir. Yay, yayık, melodi ağlamaklı ve boğuk, umumi kompozisyona hakim olan şey ise sululuktur. Tanınmış birçok kemanimize de az çok bulaşmış, Haydar’da arabesk bir çeşni ile kendini göstermiş olan bu sazı işte Sadi’mizdir ki vakar içinde ve viyolon’un garpta hakkı olan yay tekniği içinde çalmakta ısrar etmiştir. Piyasanın senelerce o sulu çeşnilisine değer verdiğine bakmadan sanat dayanan tekniğini devam ettirdi. Bizim Prihoda’mız birkaç gündür aramızdadır. Ruhumuz, onun bir yay çekişte arşa birkaç makamı birden söyleten üstün sanatkârlığı ile bol bol gıdalanıyor.
Suzan Güven‘i, henüz İstanbul Muallim Mektebi’nin genç bir talebesi iken tanıdığım bu romantik çehreli hülyalı kadını geçen senelerden beri çeşitli münasebetlerle tanıyan şehrimiz onun sesinde bulunan hususiyeti, inceliği de artık iyice kavramış bulunuyorlar. Bizim şarkı vadimizde batutaların içinde hissi bir gerilmeye müsait olanlarını (asmak) diye bir şey vardır. Fazlası daima çirkin ve tehlikeli olan bu hal nedense Suzan Güven‘in sesinde, mahsus bir karakter bir ince hususiyet oluyor. Bugünkü şarkılarını bile pek fazla askıya müsait olmamasına rağmen bu sempatik sanatkârımızı klâsikleri bile öyle bir askıya tabi tutuyor ki hatanın ehil sanatkâr elinde bir üslûp hususiyeti kazandığına hak veriyorsunuz.
Yavaş yavaş, iç çeke çeke, sükûnetten isyana doğru ilerleyen bu sesin sahibi gerçekten güvencemizdir. İzmir’imiz onu da zevkle dinliyor.
Şardağ, R. (1953, Mayıs 12). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Kıymetler Egeye serpildi: Kemanı yegâne çalan adam: Sadi Işılay. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

